Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/8266 E. 2009/10460 K. 02.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8266
KARAR NO : 2009/10460
KARAR TARİHİ : 02.07.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar murisinin davalı işveren nezdinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespiti ile gelir bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Sosyal Güvenlik Kurumu, … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacıların murisinin ölümüne neden olan olayın iş kazası olduğunun ve hak sahipleri olan murisin eş ve çocuğuna gelir bağlanması gerektiğinin tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulü ile, davacıların murisi …’nin 10.08.1998 tarihinde meydana gelen kazasının iş kazası olduğunun tesbitine,davacılar … ve … lehine davalı Kurum aleyhine gelirin bağlanmasına karar verilmiştir.
Somut olayda öncelikle çözümlenmesi gereken sorun davalılar … ile … arasındaki hukuki ilişkinin işveren-aracı yada üst-alt işveren biçiminde olup olmadığıdır. 1475 sayılı İ.K.’nun 1/son ve 506 sayılı Kanunun 87/2. maddeleri gereğince aracıdan söz edebilmek için öncelikle üst işveren ve bunun tarafından ortaya konulan bir iş olmalı ve görülmekte olan bu işin bölüm ve eklentilerinden bir iş alt işverene devir edilmelidir.Dosya içeriğinden ve Ödemiş Asliye Ceza Mahkemesinin 2001/349 Esas,2001/571 Karar sayılı dosyasındaki ifadelerden taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığı,davalılardan …’ın pamuk tarlasında bulunan kuyunun derinleştirilmesi için … ile metresi 10 TL’ye anlaştıkları,…’in ise yanına aldığı kazalı … ve dava dışı … ile sözkonusu işi yaparlarken kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca taraflar arasında alt-üst işveren ilişkisi olmadığı ve iş tarla sahibi … tarafından anahtar teslimi olarak davalılardan …’e verildiğinden …’a yönelik davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde işveren olarak kabul edilerek kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
3-H.U.M.K.’nun 388/son maddesi gereğince, hüküm kısmında istek sonuçlarından her biri hakkında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer, birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Aynı kanunun 389. maddesinde de verilen karar ile iki tarafa yükletilen yükümlülüklerin kuşku ve duraksama gerektirmeyecek surette çok açık ve anlaşılır olarak yazılması gerektiği bildirilmiştir.
Temyize konu kararda davacılar lehine davalı kurum aleyhine gelir bağlanmasına karar verilmiş ise de verilen karar içeriği itibariyle açık ve anlaşılır değildir.
Öte yandan, 506 sayılı Yasa’nın 99.maddesi gereğince, “Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazalarıyla meslek hastalıkları ve ölüm sigortalarından hak kazanılan gelir ve aylıklar, hakkı doğuran olay tarihinden itibaren beş yıl içinde istenmezse zamanaşımına uğrar. Bu durumda olanların gelir ve aylıkları, yazılı istek tarihini takibeden aybaşından itibaren başlar.” Bu nedenle öncelikle davacıların iş kazası sigorta kolundan ölüm geliri bağlanması için gereken şartları taşıyıp taşımadıklarının araştırılması ve yukarıda açıklanan madde hükmü göz önünde bulundurularak hangi tarihten itibaren ölüm geliri bağlanması gerektiğinin belirtilmemeside hatalı olmuştur.
4-Diğer yandan,veraset ilamına göre davalı …’in hayattaki tek mirasçısının kızı ……olduğu ve … isminde bir mirasçısı bulunmadığı ve bu kişinin taraf ehliyeti bulunmadığı halde karar başlığında gösterilmesi doğru değildir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan …’a iadesine, 02.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.