YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8492
KARAR NO : 2022/21082
KARAR TARİHİ : 27.12.2022
BOZMA ÜZERİNE
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık, sanık müdafii
Bozma sonrası verilen mahkumiyet hükmü zamanaşımını kestiğinden temyiz inceleme tarihi itibarıyla zamanaşımının dolmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dairemizin bozma ilamından sonra Mahkemece dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği, ilk uzlaştırma teklifinin yapıldığı 25.05.2021 tarihinden uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun uzlaştırma bürosuna verildiği 18.06.2021 tarihine kadar 5271 sayılı CMK’nin 253/21 ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34. maddeleri uyarınca zamanaşımı süresinin durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
I. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ve müdafiin temyizinin incelenmesinde;
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiillerin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık ve müdafiin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,
II. Dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ve müdafiin temyizinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık ve müdafiin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanığın canlı hayvan satın aldığı katılanlara değişik zamanlarda suça konu senetleri vermekten ibaret eyleminde mağdur sayısınca dolandırıcılık suçunun oluştuğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak; 5237 sayılı TCK’nin 43. maddesine göre “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olduğu, oysa sanığın her bir katılana yönelik eylemin farklı zamanlarda gerçekleştiği, tek fiille birden fazla mağdura karşı suç işlenmediği gibi, aynı mağdura karşı aynı suç işleme kararı ile farklı zamanlarda da suç işlenmediği buna göre TCK’nin 43/1 ve 2. maddeleri kapsamında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanık ve müdafiin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasının “A-2” bendinin ikinci paragrafındaki TCK’nin 43. maddesine ilişkin bölümlerin tamamen çıkartılması, TCK’nin 62. maddesinin uygulandığı fıkrada “1 yıl 3 ay hapis ve 150 gün adli para cezası ” ibaresinin çıkartılarak yerine “10 ay hapis ve 100 gün adli para cezası ” ibaresinin; alt fıkralardaki “150 gün ve 3000 TL” ibarelerinin çıkartılarak yerine “100 gün ve 2000 TL” ibarelerinin eklenmesi ertelemeye ilişkin paragrafta yer alan “1 yıl 3 ay” ibaresinin çıkartılarak yerine “10 ay” ibaresinin eklenmesi ve hüküm fıkrasındaki TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafın tamamının çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.