YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2985
KARAR NO : 2009/3397
KARAR TARİHİ : 20.05.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesiyle, davalı borçlu … ‘un amme alacağının tahsilini imkansız hale getirmek amacıyla Sarıgöl, Merkez, 4849 parsel nolu taşınmazın tamamını, … parsel nolu taşınmazın 1/8 hissesini 17.02.2003 tarihinde davalı …’ya sattığını belirterek, tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı … , tebligata rağmen savunma yapmamıştır.
Davalı … vekili, taşınmazları iyiniyetli ve üzerindeki ipoteklerle birlikte aldıklarını, ipotek borcunu ödediklerini ve taşınmazları kiraya vererek kullandıklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre bedeller arası fahiş fark bulunmadığı, davalı 3. Kişinin kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6183 Sayılı AATUHK’nun 24 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Yasanın 30. maddesinde borçlunun malı bulunmadığı veya borca yetmediği takdirde, amme alacağının bir kısmının veya tamamının tahsiline imkan bırakmamak maksadıyla borçlu tarafından yapılan bir taraf muameleyle borçlunun maksadını bilen veya bilmesi lazım gelen kimselerle yapılan bütün muamelelerin hükümsüz olduğu öngörülmüştür. Bu yasada hüküm bulunmayan hallerde uygulanması gereken İİK. 280/IV maddesinde de “ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın temamının veya mühim bir kısmını satın alan kişinin borçlunun alacaklılarına ızrar kastıyla” hareket ettiğini bildiği kabul edilmiş ve karinenin aksinin iptali gerektiği belirtilmiştir.
Somut olayda dava konusu taşınmazlar ticari işletme niteliğinde kahvehane olup, davalı …’ya içindeki malzemelerle birlikte satılmış ve halen davalı üçüncü şahıs kiracı tarafından kahvehane olarak işletilmektedir. Satışın İİK. 280/son maddesinde belirtilen şekilde yapıldığı da iddia ve ispatlanamadığından ticari işletmenin devri niteliğindeki tasarrufun İİK. 280/IV-son maddeleri gereğince iptali gerekirken, yazılı olduğu şekilde davanın reddi isabetli görülmemiştir.
Kabule göre de; bilirkişi tarafından 19.100.00-YTL değer biçilen taşınmazın üzerindeki ipotekle birlikte 71.000-YTL, 11.300-YTL değer biçilen taşınmazın da üzerindeki ipotekle birlikte 24.000-YTL bedelle satılması da hayatın olağan akışına uygun düşmediğinden tasarrufun bu nedenlerle iptali gerekirken, davanın reddi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA, 20.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.