YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9184
KARAR NO : 2009/11193
KARAR TARİHİ : 16.07.2009
Davacı,(3.Kişi) Latif Mağazaları Teks. San. A.Ş. Vekili Avukat … ile davalı, (Alacaklı) … vekili Avukat … aralarındaki istihkak davası hakkında Çaycuma İcra Mahkemesinden verilen 12.10.2006 gün ve 2/90 sayılı kararın Onanmasına ilişkin Dairemizin 09.04.2009 gün ve 261/5334 sayılı ilamına karşı davalı (Alacaklı) vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R
Davacı üçüncü kişi, Çaycuma İcra Müdürlüğü’nün 2005/78 Tal. sayılı dosyasından yapılan 23.12.2005 tarihli icra işleminin iptalini istemiştir.
Davacının istemi şikayet niteliğinde olduğu halde, icra mahkemesince davacının isteminin istihkak davası niteliğinde olduğu kabul edilerek, istihkak davasına özgü kurallar çerçevesinde değerlendirme yapılarak davanın kabulü ile haczedilen makineler üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dava dışı Sosyal Sigortalar Kurumu (Sosyal Güvenlik Kurumu) tarafından 6183 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan takip sonucu davalı alacaklı tarafından 21.03.2005 tarihinde haczedilen mallar davacı üçüncü kişiye satılarak teslim edilmiştir. Davalı alacaklı tarafından kambiyo senetleri üzerinde haciz yolu ile yapılan takip sonucu 21.03.2005 tarihinde uygulanan haciz nedeniyle haczedilen malların muhafaza altına alınması ve ilave haciz uygulanması için icra müdürü ile borçlu yedinde bulunduğu gerekçesiyle 23.12.2005 tarihinde adrese gidildiğinde, haczedilen malların ihale yoluyla satıldığının anlaşılması üzerine, hiçbir muhafaza ve ilave haciz işlemi yapılmaksızın, mahalde durum tesbiti yapılarak ve mahaldeki kasa ve dolapların içleri aranarak geri dönülmüştür.
İstihkak davasının esasının incelenebilmesi için genel dava koşulları yanında, iki özel dava koşulu da bulunmaktadır. Bu koşullar, borçlu hakkında yapılan icra takibinin kesinleşmiş olması ve hukuken geçerli bir haciz bulunmasıdır. Dava konusu 23.12.2005 tarihli icra işlemi sırasında haciz işlemi yapılmadığı gibi, davalı alacaklı tarafından dava dışı 21.03.2005 tarihinde haczedilen mallar ise, 13.10.2005 tarihli ihalede 17.624,00.-TL bedel karşılığı davacı üçüncü kişiye satılmış, ihalenin kesinleşmesi üzerine satılan mallar teslim edilmiş ve satış işlemi ile birlikte bu mallar üzerine daha önce uygulanan tüm hacizler hukuken düşmüştür. Bu durumda, dava tarihinde ortada geçerli bir haciz işlemi bulunmamaktadır.
Kaldı ki, davacı üçüncü kişi de, maktu karar ve ilam harcı yatırarak ve hasımsız olarak açtığı davasını, şikayet davası olarak nitelendirmiştir.
Davacı şikayet isteminde bulunmasına ve istihkak davasının ön koşulu olan geçerli bir haciz işleminin de söz konusu olmamasına rağmen, mahkemece, hukuki nitelendirme yanlış yapılarak, şikayet istemi ile ilgili bir inceleme yapılmamış ve karar da oluşturulmamıştır. Bu nedenle, davacının isteminin şikayet niteliğinde olduğu gözetilerek, istem konusunda yöntemine uygun şekilde bir karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın yanlış nitelendirilerek yazılı şekilde sonuçlandırılması ve maktu avukatlık ücreti ve harca hükmetmek yerine, nispi avukatlık ücreti ve harca hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, Dairemizce kararın bozulması gerekirken, maddi yanılgı sonucu bu yön gözardı edilerek davalı alacaklının temyiz itirazları ret edilerek karar onanmıştır.
O halde, davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan karar düzeltme istemi kabul edilerek Dairemizin 09.04.2009 tarihli onama kararı kaldırılmalı, davalı alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkemenin 12.10.2006 tarihli davanın kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Dairemizin 09.04.2009 günlü 2009/261 Esas, 2009/5334 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkemenin 12.10.2006 tarihli ve 2006/2 Esas, 2006/90 Karar sayılı davanın kabulüne ilişkin kararının BOZULMASINA, karar düzeltme harcı ile temyiz harcının istek halinde davalıya (Alacaklı) iadesine, 16.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.