Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/10180 E. 2023/196 K. 31.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10180
KARAR NO : 2023/196
KARAR TARİHİ : 31.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2022 tarihli ve 2021/479 Esas, 2022/179 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılanlar … ve …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.06.2022 tarihli ve 2022/1131 Esas, 2022/1448 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri;
1. Beraate,
2. Sanığın öldürme kastıyla hareket etmediği dikkate alınmadığından suç vasfının hatalı belirlendiğine, 5237 sayılı Kanun’un 21 inci ve 22 inci maddelerinin uygulanması gerektiğine,
3. Sanığın eylemini, 5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında meşru savunma koşulları altında gerçekleştirdiğine,
4. Olayda 5237 sayılı Kanun’un 27 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluştuğuna
5. Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca teşebbüs indiriminin alt sınıra yakın uygulanması gerektiğine,
6. Sanık lehine haksız tahrik indiriminin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın olay tarihinde yanında arkadaşları olan tanıklar … ve …ile birlikte Ayvalı mahallesine araç ile gittikleri, burada araç içinde alkol aldıkları, yüksek sesli müzik dinleyerek gürültü yapmaları nedeni ile sanık ile etraftan kendilerini uyaran kişiler arasında tartışma yaşandığı, olayın kavgaya döndüğü, sanığın bu kişiler tarafından darp edildiği, aracının zarar gördüğü, olay yerine jandarmanın geldiği, olayın dağıldığı, sanığın ve yanındakilerin bu mahalleden ayrılarak kendi mahallelerine döndükleri, sanığın kendisinin darp edilmesinin verdiği kızgınlık ile evinden av tüfeğini alarak yeniden olayın olduğu mahalleye döndüğü, bu sırada tanık … ve …’ın sanığı engellemeye çalışmalarına rağmen girmesine engel olamadıkları, tek başına ve kararından dönmeksizin yürüyerek gittiği, silahını almaya giderken “Onları vuracağım!” dediği, olay yerine geldiğinde önceki olaydaki kişilerin dağılmış olduğu, buna rağmen önceki olayda hiç bir ilgisi bulunmayan, kavgaya karışmayan ve durakta oturmakta olan katılanlar … ve …’ın …..’nun üzerine doğru av tüfeği ile ateş ettiği, katılanların bu şekilde hayatî tehlike geçirecek şekilde yaralandıkları anlaşılmıştır.

2. Sanık üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir.

3. Katılanlar aşamalarda istikrarlı beyanlarda bulunmuştur.

4. Tanıklar …, …, … ve …’in beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.

5. … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 05.08.2021 tarihli raporunda, katılan …’ın “saçma tanelerinin (metalik cisimlerin) retroperitoneal ve mezenterik dokuda da tespit edilmesi nedeniyle sağ flank bölgesinden cilt ciltaltı dokuları katederek batına ve retroperitoneal alana nafiz (karın boşluğuna girmiş olan) olduğu, yaralanması nedeni ile hayatî tehlikesinin bulunduğu kemik kırığı ve yüzde sabit iz olmadığı, duyu veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde olmadığı,” şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür.

6. … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 05.08.2021 tarihli raporunda, katılan …’ın; “Saçma tanelerinin (metalik cisimlerin) torakal ve retroperitoneal bölgelerde tespit edilmesi ve sol akciğerde pnömotoraksa ve atelektaziye neden olması nedeniyle sol toraks ve sol flank bölgelerinden cilt ciltaltı dokuları katederek toraksa ve retroperitoneal alanlara nafiz (göğüs ve karın boşluğuna girmiş olan) olduğu anlaşılan ayrıca sol akciğerde pnömotoraksa ve atelektaziye neden olduğu, yaralanması nedeni ile hayatî tehlikesinin bulunduğu kemik kırığı ve yüzde sabit iz olmadığı, duyu veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde olmadığı” şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür.

7. Olay yeri inceleme raporuna göre sanığa ait tüm svaplar üzerinde atış artığının tespit edildiği, olay yerinde 2 adet Cheddite-12 marka boş av fişeği kartuşunun bulunduğu, bu kartuşlardan katılanların olay esnasında durduğu otobüs durağına yakın olanın 15-25 metre mesafede olduğunun tespit edildiği, buna göre sanığın katılanlara 15-16 metre mesafeden av tüfeği ile ateş ettiğinin sabit olduğu anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı; ancak ceza miktarının belirlenmesine ilişkin olarak sanık …’nın katılan …’a av tüfeği ile ateş ederek saçma taneleri toraksa ve batına nafiz olacak şekilde yaraladığı, sol akciğerde pnömotoraksa ve atelektaziye neden olarak katılanın hayatî tehlike geçirmesine neden olduğu anlaşılan olayda, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre teşebbüs nedeniyle 9 ila 15 yıl arasında hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi ile yapılan uygulama sırasında alt sınırdan makul bir miktarda uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hapis cezası tayin edilerek eksik cezaya hükmolunması, aleyhe istinaf istemi bulunmadığından duruşma açılması ve davanın yeniden görülmesi nedeni yapılmamıştır.

IV. GEREKÇE
A. Beraate Yönelen Temyiz Sebebi
Katılanların aşamalarda değişmeyen beyanları ile eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği, katılanlarda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak tanzim olunan adlî tıp raporu karşısında sanığın eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Suç Vasfı
Mahkemece suç vasfının tayin ve tespitine ilişkin, denetime imkân verir şekilde değerlendirme yapıldığı, sanığın durakta oturmakta olan katılanların üzerine doğru Olay ve Olgular başlığı altında (7) numaralı bentte ayrıntılarına yer verilen rapordan anlaşılacağı üzere 15 metrelik mesafeden av tüfeği ile 2 el ateş ettiği, yaralanmaları neticesinde dosya kapsamında bulunan doktor raporlarından açıkça anlaşıldığı üzere hayatî tehlike geçirilmesine sebebiyet verip öldürücü nitelikte olduğu, suçta kullanılan silahın öldürmeye elverişli olduğu, ateş edilen mesafenin elverişliliği, hayatî bölgelerin hedef alındığı, sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğu bir bütün hâlde göz önüne alındığı vakit, suça yönelmiş irade ve kastın öldürme fiiline yöneldiği kabulüne varılmasının lazım geldiği anlaşılmakla, sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Meşru Savunma
Sanığın yaralanması ve arabasının hasar görmesi ile sonuçlanan kavga üzerine evinden aldığı av tüfeği ile ve katılanların üzerine ateş etmesi karşısında sanık lehine meşru savunma koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Teşebbüs Derecesi
Sanığın eylemi neticesinde katılan …’ı, Olay ve Olgular başlığı altında (6) numaralı bentte ayrıntılarına yer verilen raporda tarif edilen şekillerde yaralandığı belirtilmekle, sanığın katılan …’a yönelik teşebbüs aşamasında kalan eylemi için 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca alt sınırdan makul bir miktarda uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, hüküm kurulmasında isabetsizlik görülmüş ise de, bölge adliye mahkemesinin kararı yerinde görüldüğünden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Sanığın, katılan …’ı Olay ve Olgular başlığı altında (5) numaralı bentte ayrıntılarına yer verilen raporda tarif edilen şekillerde yaralandığı belirtilmekle, sanığın katılan …’a yönelik teşebbüs aşamasında kalan eylemi için 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yapılan uygulama sırasında makul bir ceza tayin edilmesi gerekirken, 11 yıl ceza verilerek eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuş ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

E. Haksız Tahrik
Sanığın darp edilmesinden ve aracının hasar görmesinin akabinde sinirlenerek evinden aldığı av tüfeği ile katılanları yaraladığı, ancak katılanların önceki olayda yer almadığının anlaşılması karşısında sanık lehine haksız tahrik koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.06.2022 tarihli ve 2022/1131 Esas, 2022/1448 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktar ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

31.01.2023 tarihinde karar verildi.