Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/18028 E. 2023/1085 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/18028
KARAR NO : 2023/1085
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1- Sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Kars Cumhuriyet Başsavcılığınca 07.08.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.
2- Kars Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.11.2014 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanunu’nun 191 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
3- Kars 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/637 Esas, 2016/170 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, cezasının Yargıtay ilgili dairesince temyiz edilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, askerlik yaptığı sırada üzerinde uyuşturucu madde olduğu düşünülen bitki kırıntılarının ele geçirildiği, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilerek sanığa tebliğ edildiği ancak kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının infaz aşamasında sanık hakkında Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesine Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma suçundan cezalandırılması talebi ile kamu davası açıldığı, sanığın Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sırasında uyuşturucu madde kullandığını kabul ettiği, bu nedenle de Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Kars Cumhuriyet Başsavcılığına kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının gereğinin ifası konusunda ihbarda bulunulduğu; sanığın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçunu işlediği anlaşılmakla erteleme kararı kaldırılarak kamu davası açıldığı, sanığın üzerine atılı suç sabit olduğu gerekçesiyle sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
1- Sanık hakkında, 6545 sayılı Kanunun 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin de gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı, 07.08.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinden, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanığın yükümlülüklerine uymaması eylemini, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması,
2- Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebligat parçasının incelenmesinde, kararın sanık ile aynı konutta ikamet eden kardeşi Berna Doğan’a tebliğ edildiği, ancak tebliğ tarihinde sanığın askerde olduğunun tebliğ mazbatasına yazıldığı halde, sanığın tebliğ tarihinde askerde olup olmadığı araştırılmadığı, sanığın askerde olduğunun tespit edilmesi halinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 14 üncü maddesinin birinci fıkrası ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in 22 inci maddesi hükümleri uyarınca tebligatın kıta komutanı ve kurum amiri gibi en yakın üste, usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi gerekirken yapılan tebliğin usulsüz olduğu anlaşılmakla;
07.08.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR

Başkaca yönleri incelenmeyen, Kars 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/637 Esas, 2016/170 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına
TEVDİİNE,15.02.2023 tarihinde karar verildi.