YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13237
KARAR NO : 2022/15791
KARAR TARİHİ : 12.12.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
No :
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı,davalı … … … ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince verilen kararın davalı … … … ve fer’i müdahil Kurum vekilleri ile davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı, 01/04/2004 tarihinde davalı …’un hukuk bürosunda sekreter olarak çalışmaya başladığını, 2006 yılı Mart ayında davalı …’un, kayınpederi olan …’in adresine taşındığını ve burada her ikisi de avukat olan … ve kayınpederi …’in sekreterliğini yapmaya devam ettiğini belirterek, 01/04/2004 tarihi ile 27/02/2016 tarihleri arasında … ve … nezdindeki hizmetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı … vekili, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının diğer davalıların murisi olan …’in işçisi olduğunu, aynı büroda …’un kayın pederi olan …’in yanında çalıştığını, müvekkilinin ayrı bir işveren olarak davacıyı çalıştırmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı ile diğer davalı arasında hizmet akdinin söz konusu olmadığını büroda tek işverenin … olduğunu, davanın reddine karar verilmesini istediğini beyan etmiştir.
Feri Müdahil SGK vekili kamu düzenine ilişkin hizmet tespit davalarında çalışma olgusunun somut ve net bir şekilde ortaya konulması gerektiğini, kurumca yapılan işlemlerin kanuna ve mevzuata uygun olduğunu, davanın reddine karar verilmesini istediğini belirtmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, “davanın kısmen kabulü ile; davacının …’e ait iş yerinde 01/03/2006-27/02/2016 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığının tespitine, davalı … hakkında açılan davanın hak düşürücü süre ve husumet yönünden reddine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı … yönünden davanın reddine”, karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı asil, davalı … … … vekili ve Fer’i Müdahil SGK vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı; tebliğ mazbatalarında …’un evraklarını teslim aldığı görülmesine rağmen bu davalı yönünden talebin reddedilmesinin hatalı olduğunu, 2004 ile 2006 yılları arasında …’un, 2006 yılından sonra ise her ikisinin birlikte sekreterliğini yaptığını,aynı ofisi kullanan, vergi levhası farklı olan iki avukatın varlığı halinde ofisteki sekreterin sadece birinin çalışanı olduğunun kabul edilemeyeceğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
… … vekili; davacı, 30/04/2008-03/05/2008 arası başka işyerinde çalıştığından bu tarih öncesinin hak düşürücü süreye uğradığını, işe başlama tarihi konusunda net tanık beyanı olmamasına ve vergi dairesi yoklama fişlerinde davalıların işçisi olmadığının yazılı olmasına rağmen 2006 yılından itibaren kabule karar verilmesinin hatalı olduğunu, 2013 ve 2014 tarihli yazılı belgeler dışında çalıştığına dair kayıt olmadığını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
SGK vekili, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalıların ve feri müdahil Kurum vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ;
Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10. (5510 sayılı Kanun’un m. 86/9.) maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 12/01/1981 doğumlu davacının davalılara ait avukatlık bürosunda sekreter olarak çalıştığını iddia ettiği,Kurumda davalılar adına tescilli işyeri kaydı bulunmadığı, davacının hizmet cetvelinde davalı işyerinden bildirilen hizmet olmadığı, ancak, 30/04/2008-03/05/2008 tarihleri arasında 4 gün dava dışı …’a ait 1043730 sicil sayılı muhasebe işyerinden hizmetinin bildirildiğinin görüldüğü, …’ın mahkemece davaya dahil edilerek dinlendiği ve davacının kendisinin yanında 4 günlüğüne yardım için çalıştığını, davacının, yan komşusu olan avukatlar … ile …’un yanında çalıştığını ve kendisinin yanında çalıştığı 4 gün içinde de aynı zamanda avukat bürosunda da çalışmaya devam ettiğini beyan ettiği anlaşılmaktadır.
Vergi kayıtlarında; davalıların murisi …’in 17/03/2006 tarihli yoklama fişinde 01/03/2006 tarihinde adres değişikliği ile… No :28/87 Kocasinan/Kayseri adresine taşındığı,1/2 …, 1/2 … olarak iki avukatın faaliyetini sürdürdüğü, işçileri olmadığı, 29/12/2015 tarihli yoklamada ise … in avukatlık faaliyetini terk ettiği, adreste …’un faaliyet gösterdiğinin belirtildiği görülmektedir. Yine, … ile ilgili vergi kayıtlarında , 09/04/1999 tarihinde … Mah. Avukatlar İş hanı No:608 adresinde mükellefiyet kaydının açıldığı ve 06/02/2006 tarihinde adres değişikliği dilekçesi ile … ile aynı adres olan… No:28/87 Kocasinan/Kayseri adresine nakil gittiği, 29/02/2016 tarihinde mükellefiyet kaydının kapatıldığı belirtilmiştir.
Av. … adına, muhtelif dava dosyalarından çıkarılan tebligatların 04/02/2014 -18/02/2015 tarihleri arasında çalışan … imzasına teslim edildiği, Kayseri Barosu Başkanlığınca, Av. …’in 09/04/1969-11/03/2017 arası Av. … 03/04/1998-10/03/2016 arası avukatlık yaptığı, Avukatlık Kanunu 44.madde gereği avukatlık ortaklığı sicil defterinde ortaklıkları bulunmadığının bildirildiği,21/09/2011 tarihinde Av. … adına SS.Hukuk Kent Koop yapılan ödeme dekontunda davacının adı bulunduğu, 03/01/2013 tarihinde, Kayseri Cumhuriyet Savcılığından Av. … adına tebligatı alan kişinin sekreteri … olarak yazıldığı, komşu işyeri tanığı olduğu hizmet cetvelinden ve komşu işyeri araştırmasından anlaşılan tanıklarca davacının 2006 yılından itibaren… iş hanındaki fiili çalışmasının doğrulandığı anlaşılmaktadır.
Tüm dosya kapsamından, aynı adreste Av. … ve Av. …’in kendi adlarına ayrı vergi kaydı ile faaliyetini sürdürdüğü, …’un sigortalılık kayıtlarının incelenmesinden … adına da iddia edilen şekilde davalı … … tarafından hizmet akdi kapsamında bir çalışma bildirilmediği, 2006 yılı sonrasında … ve …’in aynı işyerini avukat olarak kullandıkları anlaşılmakla, her ikisinin de işveren olarak kabulü ve her iki işveren yönünden hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
2004-2006 arasındaki dönem yönünden ise, davacının … işyerinde geçen çalışması hak düşürücü süre nedeniyle reddedilmişse de, 2006 yılı sonrasında çalışmanın … ve …’e ait işyerinde kesintisiz devam ettiği,her ikisine de hizmet verdiği anlaşıldığından, davalı … yönünden hak düşürücü süreden bahsedilemez.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince istinaf istemlerinin esastan reddine dair kaldırılarak ilk derece mahkemesince verilen karar bozulmalıdır.
SONUÇ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karadan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.