Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/2744 E. 2009/2574 K. 21.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2744
KARAR NO : 2009/2574
KARAR TARİHİ : 21.04.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili ile davalılar … ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı borçlular … ve …’nun alacaklısından mal kaçırmak amacıyla … Köyü, 170, 177 ve 178 parsel nolu taşınmazlardaki hisselerini 16.3.2004 ve 5.4.2004 tarihinde davalı …’e sattığını belirterek tasarrufun iptalini dava ve talep etmiş, yargılama sırasında 20.9.2005 tarihinde davalı …’nun ölümü nedeniyle mirasçıları olarak … ve …’nun davaya dahil edilmesini talep etmiştir.
Davalı … ve …, davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı … ile vekili, dava konusu taşınmazların davalı …’tan olan alacaklarına mahsuben kendilerine satıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre taşınmazların tapudaki satış değerleri ile gerçek değerleri arasında fahiş fark olduğu, taşınmazların halen borçlu tarafından kullanılıyor olması ve davalı …’in borçlunun durumunu bilebilecek kişiler olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, …. Köyü, 170 ve 178 parsel sayılı taşınmazlarda davalı … ve …, aynı yer 177 parsel sayılı taşınmazda davalı … tarafından yapılan tasarrufların davacının alacağı oranında iptali ile dava konusu belirtilen taşınmazlar üzerinde davacıya cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili ile davalılar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK.nun 283/1 madde gereğince iptal davası sabit olduğu takdirde davacı davaya konu mal üzerinde cebri icra yoluyla hakkını ( alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak) alma yetkisi elde eder.
Somut olayda; davalı borçlu …, 16.3.2004 tarihinde 170 ve 178 parsel nolu taşınmazlarda ayrı ayrı 2/8 hissesini, davalı borçlu … ise, 170 ve 178 parsel nolu taşınmazlarda 1/2 hissesini 5.4.2004 tarihinde davalı …’e satmışlardır. O halde, infazda problem yaşanmaması bakımından hüküm fıkrasının; iptaline karar verilen parseller yönünden tasarruf tarihi ve hisse oranı da belirtilecek şekilde kurulması gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru değil, bozma nedeni ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 1 numaralı bendinin 2.ci satırının hükümden çıkarılarak 1. satırındaki davalı kelimesinden sonra “… … tarafından 16.3.2004 tarihinde satışı yapılan 2/8’er hisse yönünden; … tarafından 5.4.2004 tarihinde satışı yapılan 3/8’er hisse ile aynı yer 177 parsel sayılı taşınmazda 1/2 hisse yönünden yapılan ….” tümcesi eklenerek hükmün düzeltilmiş bu şekli ile onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar …, … ve …’nun yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hümün HUMK.nun 438/VII. maddesi gereğince DÜZELTİLEREK ONANMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar … ile … ve …’ya geri verilmesine 21.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.