YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4139
KARAR NO : 2009/3568
KARAR TARİHİ : 25.05.2009
MAHKEMESİ : Serik Asliye 1. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun dava konusu taşınmazdaki hissesini diğer davalı kardeşine satışına ilişkin tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalılar arasındaki yakın akrabalık nedeniyle ivazlı tasarrufların bağışlama hükmünde sayıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, yapılan satışta edimler arasında aşırı fark bulunmasına, İİY’nın 278/2 maddesinde edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olduğunun öngörülmesine, 3. kişi tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerinin ödendiğinin yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanamamasına, edimler arasında fahiş farkın bulunduğu hallerde 3. kişinin iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceğine, kaldı ki 3.kişi …’in borçlu …’ın ağabeyi olmasına, İİY’nın 278/1 maddesinde bu derece akrabalar arasında yapılan tasarrufların bağışlama hükmünde sayıldığının ve iptale tabi olduğunun öngörülmesine, diğer taraftan …’in borçlu olan kardeşi …’ın alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle de tasarrufun iptali gerekeceğine (İİY. 280/II) ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Tasarrufun iptali davalarında tarifeye göre hesaplanacak karar ve ilam harcının takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu malların tasarruf tarihindeki değerlerinden hangisi az ise o değer üzerinden belirlenmesi gerekir.
Dava konusu olayda taşınmazın tasarruf tarihindeki değeri alacak miktarından daha azdır. Bu durumda karar ve ilam harcının taşınmazın satış tarihindeki gerçek değer üzerinden hesaplanması gerekirken yazılı şekilde dava dilekçesinde gösterilen miktar üzerinden hesaplama yapılması doğru görülmemiştir. Ne var ki bu husus yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden, kararın HUMK’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalıların tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın 3. numaralı bendinde yer alan “297,00” rakamlarının çıkarılarak yerine “888,305” rakamlarının aynı bentteki “222,70” rakamlarının çıkarılarak yerine “814,00” rakamlarının yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 664.00 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına 25.05.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.