Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/7637 E. 2023/1183 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7637
KARAR NO : 2023/1183
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2014 tarihli ve 2014/758 Esas, 2014/518 Karar sayılı, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6545 sayılı Kanun) 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a (5320 sayılı Kanun) eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrası yollamasıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı

Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, itiraz edilmeksizin 30.01.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.03.2022 tarihli ve 2021/18691 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.04.2022 tarihli ve KYB-2022/39251 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.04.2022 tarihli ve KYB-2022/39251 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
” Aydın 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 13.05.2014 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının anılan Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası delaletiyle 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesine, sanığa verilen hapis cezasının infazının ertelenmesine karar verildiği, kararın kesinleşmesini takiben, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmaması nedeniyle infaz kayıtlarının kapatılarak ihbarda bulunulması üzerine, sanık hakkında Mahkemesince aynı dosyadan verilecek ek karar ile “hükmolunan hapis cezasının aynen infazına” karar verilmesi gerektiği halde, 6545 sayılı Kanunla değişik 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının yanlış uygulanması suretiyle, 5560 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hüküm niteliğinde olmayan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildikten sonra hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının yasal olarak imkânsız olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Sanık hakkında 11.03.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 25.03.2014 tarihli ve 2014/3698 Soruşturma, 2014/1578 Esas, 2014/827 sayılı iddianamesi ile Aydın 1. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
B. Aydın 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 13.05.2014 tarihli ve 2014/543 Esas, 2014/555 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5237 sayılı Kanun’un

5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına karar verildiği, kararın 05.06.2014 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği,
C. Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında sanığın yeniden uyuşturucu madde kullanması nedeniyle dosyanın yeniden ele alınarak Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2014 tarihli ve 2014/758 Esas, 2014/518 Karar sayılı kararı ile; sanığın 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına, 6545 sayılı Kanun’un 85 nci maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 30.01.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
D. Dosya kapsamına göre; Aydın 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 13.05.2014 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının aynı maddenin altıncı fıkrası delaletiyle 191 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesine, sanığa verilen hapis cezasının infazının ertelenmesine karar verildiği, kararın kesinleşmesini takiben, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmaması nedeniyle infaz kayıtlarının kapatılarak ihbarda bulunulması üzerine, sanık hakkında Mahkemesince aynı dosyadan verilecek ek karar ile “hükmolunan hapis cezasının aynen infazına” karar verilmesi gerektiği ve 6545 sayılı Kanunla değişik 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının somut olayda uygulanma olanağı olmadığı halde; 5560 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hüküm niteliğinde olmayan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildikten sonra hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının yasal olarak mümkün olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2014 tarihli ve 2014/758 Esas, 2014/518 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verildi.