Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/21 E. 2023/171 K. 30.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/21
KARAR NO : 2023/171
KARAR TARİHİ : 30.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama

Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2019/360 Esas, 2020/472 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 26.11.2020 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 30.10.2022 tarihli ve 2021/14583 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2022 tarihli ve KYB-2022/139840 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyasının onaylı sureti Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2022 tarihli ve KYB-2022/139840 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya aslının suça sürüklenen çocuk hakkında verilen diğer hükümler yönünden istinaf incelemesine esas olmak üzere … Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiş olması nedeniyle onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre,
1) Suç tarihinde 12-15 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığının tespit edilerek, farik mümeyyiz olmadığının tespiti halinde 5237 sayılı Kanun’un 31/2. maddesine göre suça sürüklenen çocuk hakkında ceza verilemeyeceği, sadece güvenlik tedbirine hükmolunabileceğinin gözetilmemesinde,
2) Kayden 06.01.2004 doğumlu olup, suç tarihi olan 04.12.2018 tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/2. maddesi yerine aynı Kanun’un 31/3. maddesi uyarınca indirim yapılmak suretiyle yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesinde,
İsabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un “Yaş küçüklüğü
” başlıklı 31 inci maddesinin inceleme konusu ile ilgili ikinci fıkrası;
“(2) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/5 md.) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da on beş yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumluluğu

yoktur. Ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. İşlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığı hâlinde, bu kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde on iki yıldan on beş yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde dokuz yıldan on bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların yarısı indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası yedi yıldan fazla olamaz.”
Şeklinde düzenlenmiştir.

Suç tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında bulunanların işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bir başka ifadeyle cezaî ehliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için adlî rapor alınmalı, cezaî ehliyetinin bulunmadığının belirlenmesi hâlinde 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca haklarında ceza verilmemeli ve sadece güvenlik tedbirine karar verilmelidir.

2. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlünün 06.01.2004 tarihinde doğduğu, bu itibarla 04.12.2018 olan suç tarihinde 12 yaşını doldurduğu ancak 15 yaşını doldurmadığı, bu nedenle 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında bulunduğu belirlenmiştir.

Mahkemece hükümlünün işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için adlî raporu alınmadan karar verildiği gibi hükümlü hakkında belirlenen cezada yaş küçüklüğü sebebine dayalı indirim oranının (1/2) yerine (1/3) şeklinde hatalı uygulandığı anlaşılmıştır.

3. Hükümlünün cezaî ehliyetinin bulunup bulunmadığının araştırılıp sonucuna göre hukukî durumunun belirlenmesi gerektiği dikkate alınmadan karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2019/360 Esas, 2020/472 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.01.2023 tarihinde karar verildi.