Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/3695 E. 2023/478 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3695
KARAR NO : 2023/478
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 27.10.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi ile aynı Kanun’un 86 ncı

maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına, kasten yaralama suçundan aynı Yasa’nın 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 58 … maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, hükmedilen cezanın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin olup bir nedene dayanmamaktadır.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, annesinin evine gitmek isteyen resmi nikahlı eşi olan müştekiyi darp ettikten sonra üzerine kapıyı kilitleyerek evden ayrıldığı, müştekinin 155 ihbar hattını arayarak yardım istemesi üzerine görevlilerce çilingir yardımıyla kapının açılarak müştekinin çıkartıldığı iddiasına ilişkindir.
2. Görevlilerce 03.04.2015 tarihinde düzenlenen müştekiye ait adli muayene raporunda, boyunda hassasiyet olduğu ve ekimoz olmadığı,
3. Adli Tıp Kurumu tarafından 03.04.2015 tarihinde düzenlenen raporda ise, subjektif hassasiyet dışında travmatik lezyon tarif edilmediği belirtilmiştir.
4. Kolluk görevlilerince düzenlenen 03.04.2015 tarihli tutanakta, 155 ihbar hattını arayan müşteki … …’nın, tartıştığı eşi …’nın kapıyı dışarıdan kilitleyerek işe gittiği ihbarı üzerine olay yerine giden görevlilerce, dışarıdan kilitli olan kapının çilingir yardımıyla açıldığı belirtilmiştir.
5. Sanık savunmasında özetle, kapı … olmadığı için dışarıdan kilitleyerek çıktığını, müştekiyi darp etmediğini, suçlamayı kabul etmediğini ifade etmiştir.
6. Mağdure anlatımlarında özetle, eşi tarafından darp edildiğini, ancak eşinin sabah işe giderken uyuduklarını görünce uyandırmadan kapıyı kilitleyerek gittiğini, panik olduğu için polisi aradığını beyan etmiştir.

III. GEREKÇE
A-Tebliğname yönünden
Sanığın aralarında çıkan tartışma üzerine eşi olan mağdureyi darp ettikten sonra kapıyı kilitleyerek işe gittiği anlaşılan olayda, mağdureye yönelik gerçekleştirdiği kasten yaralama eyleminin, alıkoyma fiili işlenmeden önce gerçekleştirilmiş olması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cebir unsurunu oluşturmayacağı, aynı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen basit yaralama suçunu oluşturacağından Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

B-Sanığın temyiz itirazı yönünden
Olaylar ve olgular bölümünde belirtilen kolluk görevlilerince düzenlenen 03.04.2015 tarihli tutanak, 03.04.2015 tarihli adli muayene raporları, sanığın tevil yollu ikrarı ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçların sanık tarafından işlendiğine yönelik Mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz istemi reddedilmiştir.

IV. KARAR
Sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu eşine karşı gerçekleştirdiği gözetilmeden, hakkında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2015 tarihli kararında sanığın temyiz itirazı ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz itirazının reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2023 tarihinde karar verildi.