Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/5156 E. 2009/2165 K. 07.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5156
KARAR NO : 2009/2165
KARAR TARİHİ : 07.04.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı … vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 7.4.2009 Salı günü davacı Maliye Bakanlığı vekili Av. … geldi, davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karar bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, dava dışı … Veri Sistemleri Tanıtım Tic.A.Ş’nin ortağı ve yönetim kurulu üyesi davalı …’nın vergi alacağının tahsilini imkansız hale getirmek amacıyla…Mevkii, 343 Ada, 2 parselde bulunan taşınmazını 16.6.2004 tarihinde borçlu şirketin kurucu ortaklarından …n eşi davalı …’a, onun da 7.12.2004 tarihinde davalı …’ya sattığını belirterek, tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalı … vekili, dava dışı borçlu şirketin tasfiyesi veya hakkındaki icra takibinin sonuçlanması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, iyiniyetli dördüncü kişi olarak taşınmazı 7.000.00.YTL’sı bedelle aldığını, dava şartlarının oluşmadığını, davalı borçlunun aynı mevkii 334 Ada, 8 parsel nolu taşınmazını 7.12.2004 tarihinde akrabasına sattığını, bu taşınmazla ilgili dava açılmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, tebligata rağmen savunma yapmamıştır.
../…
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre davalı …’un borçlunun durumunu bilebilecek kişilerden olduğu, taşınmazını kısa aralıklarla ve piyasa değerinin altında bir bedelle satmış olması nedeniyle davalı …’nın iyiniyetli 3. Kişi durumunda olduğunun kabul edilemiyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu … Köyü, 343 Ada, 2 nolu parselin davalı …’ya satışı ile ilgili tasarrufun davacı idarenin alacak ve ferileri toplamı ile sınırlı olmak üzere satış ve alacak yetkisi tanınmasına, tasarrufun bu şekilde iptaline karar verilmiş; hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6183 sayılı AATÜHK’nun 24 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Anılan yasanın 24.maddesi gereğince borçlu ile hukuki işlemde bulunan kişi, borçludan aldığı mal üçüncü bir kişiye devrederse alacaklı, devir tasarrufunun yapıldığı kötüniyetli üçüncü kişilere karşı iptal davası açabilir. Buradaki “kötüniyetli üçüncü kişiler” iptal davasına konu malı borçlunun alacaklısından mal kaçırmak amacıyla temlik ettiğini bilen veya bilmesi gereken kişilerdir. Kötüniyetin ispatı davacı alacaklıya aittir. Kanunun 31.maddesi hükmünce 27, 28, 29 ve 30.maddelerde sözü edilen tasarruf ve muameleden faydalanan üçüncü şahıs sayet elde ettiğini elden çıkarmışsa elden çıkardığı tarihteki rayiç bedeliyle takip konusu alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak sorumludur.
Somut olayda davalı … dava konusu taşınmazı borçlu …’dan doğrudan satın almış değildir. Taşınmaz borçlu tarafından önce davalı …’a onun tarafından da …’e satılmıştır. … hakkındaki davanın kabul edilebilmesi için kötüniyetli olduğunun davacı alacaklı tarafından kanıtlanması gerekir. İki satış arasındaki 6 aylık süre ve belirlenen bedel farkı ( tapuda 7.000.YTL bilirkişi tarafından belirlenen değer 10.025.25.YTL) davalı …’in kötüniyetli olduğunun ispatına yeterli değildir.

Bu durumda davalı … yönünden davanın reddine, borçlu ile hukuki muamelede bulunan davalı …’un ise taşınmazı elden çıkardığı tarihteki keşfen belirlenen değerini (10.025.25.YTL) geçmemek kaydıyla ve de alacak ve fer’ileriyle sınırlı olmak üzere nakden tazminata mahkum edilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davalı … yönünden de tasarrufun iptaline karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan davalı … yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 60.00.TL temyiz başvuru harcının davalı …’dan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ya geri verilmesine 7.4.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.