Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/20654 E. 2022/26451 K. 29.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/20654
KARAR NO : 2022/26451
KARAR TARİHİ : 29.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Göçmen kaçakçılığı

KARAR
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A)Müsaderesine karar verilen … isimli teknenin üzerinde rehin hakkı bulunan … vekilinin … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 19.07.2012 tarihli kararına yönelik temyiz başvurusunun; Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 13.03.2014 tarihli kararı ile suçtan doğrudan zarar görmediği ve bu nedenle temyiz hakkı bulunmadığından bahisle reddedildiği anlaşılmakla; taraf sıfatı bulunmadığı kesinleşen … vekilinin temyiz talebi hakkında tebliğnameye aykırı olarak KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
B)Sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri ve müsadere kararına yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının 141, 5271 sayılı CMK’nın 34/1, 230 ve 1412 sayılı CMUK’nın 308/7. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanıkların suç oluşturduğu sabit görülen fiillerinin ve bunların nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden gerekçesiz hükümler kurulması,
2-Başka suçtan yargı çevresi dışındaki ceza infaz kurumunda hükümlü olduğu anlaşılan sanık …’un 04.08.2014 tarihli dilekçesi ile mahkeme huzurunda savunma yapmak istediğini belirtmesi karşısında, hükmün verildiği 04.03.2015 tarihli son oturumda SEGBİS yoluyla veya bizzat hazır bulundurulması sağlanıp, yüzüne karşı karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yokluğunda mahkumiyetine hükmedilmesi suretiyle, CMK’nın 193 ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
3-CGK 20/10/2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı kararında açıklandığı üzere, aynı eylemin failleri olarak yargılanan sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiğinden, somut olayda; aşamalarda alınan beyanların karşılıklı olarak aleyhe hususlar içerdiği, sanıklar …, …, … ve … arasında menfaat çatışması bulunduğu anlaşılmakla, sanıkların savunmalarının ayrı müdafiler yerine aynı müdafi tarafından yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38/1 ve 5271 sayılı CMK’nin 152. maddelerine aykırı davranılması,
4- UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre sanık …’in hükümden sonra 30/10/2022 tarihinde vefat ettiğinin belirtilmesi karşısında, bu husus araştırılarak, 5237 sayılı TCK’nın 64. maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve malen sorumlu … vekili, sanıklar …, …, …, … ve … müdafisi ile sanık … müdafisinin, temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye aykırı olarak, başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.