Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/16379 E. 2023/34 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16379
KARAR NO : 2023/34
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na Muhalefet

5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet etmek suçundan sanık …’nin, anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin on sekizinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 25/01/2017 tarihli ve 2015/145 Esas, 2017/12 Karar sayılı kararının, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 27.09.2017 tarihli ve 2017/1350 Esas, 2017/1202 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmek suretiyle kesinleşmesini müteakip, 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (7242 sayılı Kanun) ile değişik 5607 sayılı Kanun uyarınca uyarlama yapılması talebi üzerine aynı Mahkemenin 21.04.2020 tarihli ek kararı ile infazın durdurulmasına karar verildiği, ardından Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 20.09.2021 tarihli ve 2015/145 Esas, 2017/12 Karar sayılı ek kararı ile dava konusu eşyanın değerinin 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmi ikinci fıkrası uyarınca hafif ya da pek hafif olmadığı gerekçesiyle sanık lehine uyarlama yapılamayacağından bahisle Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 25.01.2017 tarihli kararının aynen infazına ve infazının kaldığı yerden devamına hükmedildiği ve bu kararın itiraz edilmeksizin usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11.10.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.11.2022 tarihli ve KYB-2022/130879 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.11.2022 tarihli ve KYB-2022/130879 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 12/01/2022 tarihli ve 2021/29361 esas, 2022/385 sayılı ilâmında yer alan, ” … Somut olayda, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 8.012,11 Türk lirası olduğu, hükümden sonra 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 22. fıkrasına eklenen düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12. maddenin 1. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş … Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarnamesi içeriğindeki hususlar yerinde görüldüğünden … kararının 5271 sayılı CMK’nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA … ” ile
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 12/11/2020 tarihli ve 2019/10269 esas, 2020/15850 karar sayılı ilâmında yer alan, ” … Hükümden sonra 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklinde düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin, dosya bilirkişiye tevdii edilerek tespit ettirilmek sureti ile; 5237 sayılı TCK’nın 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukukî durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu … ” şeklindeki açıklamalar karşısında,
Somut olayda, suça konu eşyaya mahsus tespit varakasında eşyanın gümrüklenmiş değerinin 3.250,48 Türk lirası olduğu, hükümden sonra 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 22. fıkrasına eklenen düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği anlaşılmakla, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin pek hafif nitelikte olduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. Sanığın, yargılama konusu eylemi için suç tarihinden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmi ikinci fıkrasına “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin eklendiği ve 10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmi ikinci fıkrasının “yirmi üçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği belirlenmiştir.

2. Dosya kapsamına göre, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin 3.250,48 TL olduğu, bu nedenle suç tarihi olan 14.09.2015 tarihi itibarıyla 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmi üçüncü fıkrası gereğince eşyanın değerinin pek hafif kapsamda kaldığı anlaşılmıştır.

3. Buna göre, sanık hakkındaki Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 27.09.2017 tarihli ve 2017/1350 Esas, 2017/1202 Karar sayılı istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine ilişkin kararı üzerine kesinleşen Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 25.01.2017 tarihli mahkumiyet kararının yeniden ele alınarak uyarlama yargılaması yapılması suretiyle suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin on sekizinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereği uygulama yapılması ve ardından kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin pek hafif olması nedeniyle cezada 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmi üçüncü fıkrası gereği indirim uygulanması gerekirken yazılı şekilde Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 01.02.2017 tarihli ve 2016/5 Esas, 2017/16 Karar sayılı kararının aynen infazına karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.09.2021 tarihli ve 2015/145 Esas, 2017/12 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.01.2023 tarihinde karar verildi.