YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/28063
KARAR NO : 2023/655
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun’unun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’unun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2014/338 Esas, 2015/1379 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit ve 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında düzenlenen hakaret suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanların temyiz sebepleri; sanığa suç isnat edebilecek kişiler olmadıklarına, beyanlarına itibar edilmesi gerektiğine, iletişim kayıtlarının şikayetlerini doğruladığına, mahkemenin taraflar arasında husumet olduğu gerekçesiyle beraat kararı vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, sanığın savunmalarının çelişkili olduğuna, iletişim kayıtları incelendiğinde 14.05.2013 tarihinden önce sanığın hiçbir aramasının olmadığının görüleceğine, bu sebeple sanığın savunmasının gerçek dışı olduğuna, sanığın hakaret ve tehditlerinden sonra kızı ile sanık arasında yapılan görüşmenin kayda alındığına, bu kaydın hukuka aykırı olarak elde edildiğine dair Mahkemenin değerlendirmesinin hatalı olduğuna, bu kayıtta sanığın itiraflarının kaydedildiğine ve bu delilin hukuka aykırı olmayıp şikayetlerini doğruladığına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst sınırlarına göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 10/06/2014 tarihli sorgu işlemi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılanların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin,1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.