YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/28046
KARAR NO : 2023/653
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2016 tarihli 2015/551 Esas, 2016/197 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit ve 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarında düzenlenen hakaret suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz sebepleri;
1. Usûl ve kanuna aykırı şekilde beraat kararları verildiğine,
2. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile katılanın komşu olduğu ve aralarında araziden yol geçmesi nedeniyle husumet bulunduğu, olay tarihinde yaşanan tartışma sonrası sanığın katılana “A.koyduğumun o…pusu, ben buradan istediğim gibi geçerim, senin çeneni kırarım, karışamazsın, karışırsan başına gelecekleri görürsün.” şeklinde sözler söyleyerek hakaret ve tehditte bulunduğu iddiası ile kamu davasının açıldığı belirlenmiştir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, tanıkların taraflarla olumlu/olumsuz ilişki içerisinde bulundukları ve bulundukları konum itibarıyla tarafsız beyanda bulunmalarının kendilerinden beklenemeyeceği kanaatine varılması, netice olarak sanığın üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiği yolunda her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetine yeter derecede maddi, somut ve kesin bir delil bulunmadığı kanaatine varılması, bu itibarla şüpheden sanık yararlanır ilkesi göz önünde bulundurularak sanık hakkında üzerine atılı eylemi işlediğinin sabit olmaması karşısında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verildiği belirlenmiştir.
2. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği yönünde savunma yaptığı anlaşılmıştır.
3. Katılan ile tanıklar … ve …’nün soruşturma ve kovuşturma aşamalarında olayın gelişimine ilişkin farklı anlatımlarının bulunduğu belirlenmiştir.
4. Tanık … suça konu olaya ilişkin herhangi bir görgüsünün olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1 Sanık savunması, katılan ile tanıklar … ve …’nün soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki anlatımlarında olayın gelişimine ilişkin çelişki bulunması, dosya kapsamından sanık ile katılan ve katılanın eşi ile kızı olan tanıklar … ve … arasında arasında husumet olduğunun bilinmesi karşısında, Mahkemece hakaret ve tehdit suçlarından verilen beraat kararlarında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeminin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.