YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4101
KARAR NO : 2022/14798
KARAR TARİHİ : 26.12.2022
İNCELENEN KARARIN;
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan “suçtan zarar görme” kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş Kararlarında “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun Ceza Genel Kurulunun 11/04/2000 tarihli ve 65–69, 22/10/2002 tarihli ve 234–366, 04/07/2006 tarihli ve 127–180, 03/05/2011 tarihli ve 155–80, 21/02/2012 tarihli ve 279–55, 15/04/2014 tarihli ve 599-190, 28/03/2017 tarihli ve 214-206 sayılı Kararlarında “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25/03/2003 tarihli ve 41–54 sayılı Kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında; kooperatif parasını zimmetlerine geçirdikleri iddiasıyla sanıklar hakkında zimmet suçundan açılan kamu davalarında, kooperatif üyesi olmayan ve kooperatiften olan alacağının ödenmediğini iddia eden, bu nedenle suçun mahiyetine göre doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, 11/01/2013 tarihli duruşmada katılma talebinin kabulüne ilişkin ara karardan vazgeçilmesine, katılmanın hükümsüz sayılmasına karar verilen ve hükümleri temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılan şikayetçi …’ın bu suçtan kurulan hükümlere ilişkin vekili aracılığı ile yaptığı temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin katılanlar Hazine ile … vekillerinin sanıklar hakkında zimmet suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla SINIRLI OLARAK YAPILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle kurulan beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar …, … ve … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde ise;
S.S. … Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi yönetim kurulu başkanı olarak görev yapan sanık …’ın kooperatife ait 275.287,54 TL parayı usulsüz harcamalar nedeniyle uhdesinde bulundurduğu iddiası ile hakkında zimmet suçundan açılan davada beraatine karar verilmiş ise de; soruşturma aşamasında alınan 16/02/2009 ve 17/02/2010 ile kovuşturma aşamasında alınan 02/04/2012 tarihli raporların tamamında sanığın zimmetinde bulunan paranın olduğu bildirilse de tarihleri belirtilen bu bilirkişi raporları arasında zimmet miktarı noktasında çelişki bulunması, sonuç olarak kovuşturma aşamasında alınan 07/01/2013 tarihli ek raporda kasa bakiyesi olan 374.80,92 TL’den 570.167,39 TL harcama yapılması sebebiyle sanığın zimmetinde kalan paranın bulunmadığının bildirilmesi, mahkemenin gerekçesinde 07/01/2013 tarihli ek bilirkişi raporu içeriğini tartışmadan neden bu rapora üstünlük tanıdığını ve hükme esas aldığını açıklamaması karşısında; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılabilmesi açısından, kooperatife ait defter, kayıt, belge ve tüm dokümanların dava dosyasıyla birlikte Sayıştay emekli uzman denetçilerinden seçilecek yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilip, sanığın görev tarihleri arasındaki kooperatifin tüm gelirleri ile giderleri belirlenip, banka kayıtları ve kasa mevcutlarıyla karşılaştırılması, önceki bilirkişi raporlarını ve sanığın sorumluluğunu irdeler şekilde, zimmetinde kooperatife ait para bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu, sanığın bu işlemler yönünden sorumluluğu hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması sonrasında hasıl olacak sonuca göre hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik inceleme ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanık …’nün hükümden önce 02/12/2013 tarihinde, sanık …’ün ise hükümden sonra 28/04/2022 tarihinde öldükleri UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıtlarından anlaşıldığından, bu hususların mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 64 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca bir karar verilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanıklardan Kemal ve Bilal yönünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA 26/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.