YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5621
KARAR NO : 2023/68
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi hükmünün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.11.2019 tarihli ve 2018/521 Esas, 2019/435 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 inci maddesi, 52 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 22.12.2020 tarihli ve 2020/934 esas, 2020/1161 sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Tutanak tanıklarının görgüye dayalı beyanlarının olmadığına,
2. Soruşturma aşamasında bilgi sahibi olarak beyanı alınan … ve …’in kovuşturma aşamasında dinlenilmesinden vazgeçilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde şüpheli hareketleri olduğu fark edilen sanığın fiziki takibe alındığı, …. Sokak üzerinde yanına bilgi sahibi olarak beyanı alınan … ve …’in geldiğinin görüldüğü, …’in sanığa para verdiği, parayı alan sanığın olay yerinden ayrıldıktan sonra beş dakika içinde geri geldiği ve …’e bir şey verdiğinin görüldüğü, olay yerinden ayrılan … ve …’in durdurulmak istendiği sırada …’in maddeyi yere attığı, maddenin 1,45 gram 5F -ADB etken madde içeren sentetik kannobinoidler grubundan uyuşturucu madde olduğunun tespit edildiği somut olayda; yargılama aşamasında dinlenen tutanak tanığı Zülküf Yiğit’in sanığın, …’e madde verdiğini gördüğüne dair beyanı, olay yerinin…Camiine 17 metre mesafede olduğuna dair bilirkişi
raporu ve sanığın soruşturma aşamasındaki savunmaları nazara alındığında mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükmün” sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca “taksitle tahsiline” karar verildikten sonra; “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği” hususunun belirtilmesiyle yetinilmesi gerektiği halde, ayrıca kamuya yararlı işte çalışma tedbirine karar verilmesi hususu hukuka aykırı görülerek; “ya da kamuya yararlı bir işte çalışma cezasına …” ibaresinin kaldırılması suretiyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Olay tarihinde, sanığın soruşturma aşamasında bilgi sahibi olarak beyanı alınan …’dan bir miktar para aldığı ve karşılığında yine suça konu sentetik uyuşturucu maddeyi verdiğinin tutanak tanığı …tarafından bizzat görüldüğü, yine sanığın kollukta müdafii huzurunda, …’ten para aldığı ve karşılığında birlikte içmek için aldığı maddeden verdiğine dair savunması, soruşturma aşamasında beyanları alınan … ve …’in tüm araştırmalara rağmen bulunamadıkları için soruşturma beyanları ile yetinilmesine karar verildiği, yine soruşturma beyanlarının sanık lehine olduğu anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 22/12/2020 tarihli ve 2020/934 Esas, 2020/1161 karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 5.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.01.2023 tarihinde karar verildi.