YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9699
KARAR NO : 2023/465
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/1108 Esas, 2016/367 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 89 uncu maddenin ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 10 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir.
2. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/1108 Esas, 2016/367 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 15.03.2021 tarihli ve 2019/8456 Esas, 2021/2574 Karar sayılı ilâmıyla özetle sanığın yargılama konusu eylemi yönünden 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi kapsamında basit yargılama usulünün uygulanabilir hâle geldiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2021/420 Esas, 2022/614 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 89 uncu maddenin ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 10 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.11.2022 tarihli ve 2022/132474 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği;
Sanığın kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığına,
Basit yargılama usulünün uygulanması gerektiğine
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü
1. … 1. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde; “Sanığın 130 promil alkollü vaziyette … kullanmakta iken, mağdurun yolcu olarak bulunduğu araca arkadan çarpmak suretiyle trafik kazasına sebebiyet verdiği, kaza neticesinde mağdurun hayati fonksiyonlarını orta derecede etkiyecek şekilde yaralandığı, 25.01.2016 tarihli bilirkişi raporunda sanığın arkadan çarpma ve alkollü … kullanma kusurları nedeniyle asli kusurlu, diğer … sürücüsünün kusursuz olduğunun mütalaa edildiği, bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağındaki belirlemelerin uyumlu olduğu, bu itibarla sanığın üzerine atılı taksirle yaralama suçunu işlediği sabit görülmekle; sanığın tümüyle kusurlu olması ve yasal sınırlarının üzerinde, gecenin geç bir saatinde alkollü olarak … kullanmış olması nazara alınarak cezası tayin edilirken … ve hakkaniyet gereği alt sınırdan uzaklaşılmış ve seçenek cezalardan hapis cezası tercih edilmiştir.
Her ne kadar sanık hakkında ayrıca trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kamu davası açılmış ise de; zarar suçu olan taksirle yaralama suçu yönünden hüküm verildiğinden, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden hüküm verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
Sanığın adli sicil kaydında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan dolayı verilmiş ve henüz denetim süresi dolmamış hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ilam bulunduğu anlaşılmakla, yasal imkan bulunmadığından ve yine alkollü … kullanma yönündeki eğilimi nazara alınarak yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme ve seçenek tedbirlere çevirme hükümleri uygulanmamıştır.” şeklinde karar verilmiştir.
2. Sanığın aşamalarda üzerine atılı suçlamayı ikrar ettiği belirlenmiştir.
3. Kaza sebebiyle yaralanan mağdur …’da Adnan … Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 05.02.2016 tarihli adli rapor içeriğine göre hayat fonksiyonlarını orta (3) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığı meydana geldiği anlaşılmıştır.
4. Sanık hakkında düzenlenen 31.05.2015 tarihli ve 02.08 saatine ilişkin … Kuyucak Aile Sağlığı Merkezi raporuna göre sanığın 130 promil alkollü olduğu anlaşılmıştır.
5. Dosya kapsamında yer alan 31.05.2015 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağına ve 25.01.2016 tarihli bilirkişi raporuna göre; sanığın kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
6. Mağdur …’nın sanıktan şikayetçi olmadığı ve uzlaşmayı kabul ettiği görülmüştür.
7. Sanığın güncel adlî sicil kayıt örneği, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
8. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen bozma ilâmına uyulmasına karar verilmekle, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi kapsamında basit yargılama usulünün uygulanmaması takdir kılınmıştır.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin beşinci fıkrasına göre, bilinçli taksirle yaralama suçunun soruşturulmasının ve kovuşturulmasının, aynı Kanunun 89 uncu maddesinin birinci fıkrasındaki yaralanma hali hariç olmak üzere, şikâyete tabi olmadığı, ancak 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesindeki bütün hallerin şikâyete tabi olsun veya olmasın 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince uzlaşmaya tabi olduğu, uzlaşma kapsamında olan suç hakkında soruşturma aşamasında mağdurun uzlaşmak istediğini beyan etmesine rağmen 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi gereğince sanıkla mağdur arasında uzlaştırma işlemleri gerçekleştirilmeden dava açıldığı, kovuşturma aşamasında da, aynı Kanunun 254 üncü maddesi uyarınca bu eksikliğinin giderilmediği anlaşılmakla, mahkemece 5271 sayılı Kanun’un uzlaşma başlıklı 253 üncü ve 254 üncü madde hükümleri uygulanmak suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, uzlaşma işlemleri tamamlanmadan yargılamaya devamla, yazılı şekilde hüküm kurulması; hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2021/420 Esas, 2022/614 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verildi.