Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/4635 E. 2023/526 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4635
KARAR NO : 2023/526
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2015/214 Esas, 2016/227 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci maddesinin (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, temyiz dışı sanık … hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30.09.2020 tarihli ve 2016/246050 sayılı, Düzeltilerek Onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii, kararın eksik incelemeyle alındığına, usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin süre tutum dilekçesi sunarak kararı temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Kabulü
Sanık …’in … Bölge Adliye Mahkemesi inşaatında şantiye şefi olarak, sanık.’ın ise kepçe operatörü olarak çalıştıkları, olay günü …’ın gece bekçiliği yaptığı inşaat alanına 16:00 sıralarında geldiği, kepçe operatörü olan sanık …’ın kepçe ile avlu içerisinde kanal açtığı esnada inşaat sahasında bulunan kepçenin sağ arka tarafında dolaşan maktülü fark etmediği, kepçenin arka ağırlık kısmının maktule çarptığından beton zemin arasına sıkışarak yaralandığı, maktülün tedavi için . Devlet Hastanesine götürüldüğü, 08.02.2015 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağına göre mağdurun maruz kaldığı genel beden travması zemininde meydana gelen pelvik bölge kemik kırıklıları ile birlikte iliak arter ve ven rüptürü,mesane rüptürü ve iç kanama sonucu öldüğünün belirlendiği, müştekinin sanıklardan şikayetçi olduğu, sanık …’ın kepçe operatörü olduğu, işinin özel eğitim ve yetki belgesi gerektirdiği, kepçe makinesini gereken dikkatle kullanmayarak taksirli hareketleri ile sanık …’in ise inşaat şefi olarak görev yaptığı gereken denetim ve gözetim yükümlüğüne uymadığı, mağdurun ölümüne sebebiyet vererek üzerlerine atılı suçu işledikleri tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanıkların eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince gereğince cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

2…. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 08.02.2015 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağında, …’ın maruz kaldığı genel beden travması zemininde meydana gelen pelvik bölge kemik kırıkları ile birlikte iliak arter ve ven rüptürü, mesane rüptürü ve iç kanama sonucu meydana geldiği belirtilmiştir.

3.Ölen …’ın mirasçıları sanıktan şikayetçi olup davaya katılmalarına karar verilmiştir.

4.Sanık savunmalarında, … Bölge Adliye Mahkemesi inşaatının hem şantiye şefi hem de inşaat sahibi olarak görev yaptığını, olayın mesai saaati dışında gerçekleştiğini, ölenin o bölgeye girmesinin yasak olduğunu, kusuru olmadığını beyan etmiş olup hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve lehe hükümlerin uygulanmasını talep etmiştir.

5. A sınıfı … güvenlik uzmanı endüstri mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 16.02.2015 tarihli bilirkişi raporunda, Güngör ve Şirin inşaat sahibi işverenin ve kepçe operatörünün %80 oranında kusurlu olduğu, ölen …’ın %20 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.

6.Keşif sonucu makina mühendisi A sınıfı … güvenlik uzmanı bilirişi tarafından düzenlenen 10.07.2015 tarihli bilirkişi raporunda; işveren … İnşaat San. Ve Tic. A.Ş ile . Tarım İnş. San. ve Tic. A.Ş ortaklığı tarafından inşaatı yapılan … Bölge Adliye Mahkemesi inşaatında bekçilik yapan …’ın olay günü saat 16:30 sıralarında inşaat sahasında kanal kazı işi yapan kepçe ile duvar arasında sıkışarak ölmesi ile sonuçlandığı belirtilen olayda, çok tehlikeli işler sınıfında yer alan inşaat işinde çalışan kazalı çalışanın işe girişte … raporu olmadan işe başlatılması, … yerinde … güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını denetleme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, kazı ve malzeme taşıma işlerinde kullanılan makinanın bütün manevralarının yönetilmesi için gözetici bulundurulmaması, tehlikeli alana görevli olmayan kazalı şahsın girmesini önleyici uygun … ve gereçlerle engellenmemesi, dolayısıyla …’ın kazı işi yapan … makinasının bulunduğu alana girerek makina ile duvar arasında sıkışıp makinanın kazdığı kanala düşmesine neden olan … İnşaat San.Tic. A.Ş ile. Tarım İnş. San. ve Tic. A.Ş … ortaklığı firma işverenlerinin kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu oldukları, kepçe operatörünün ve ölen …’ın tali kusurlu oldukları belirtilmiştir.

7.Üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 05.03.2016 tarihli raporda, ölen işçinin kendi kişisel güvenliğini sağlamada gereken dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle (1) derece asli kusurlu olduğu, kepçe operatörünün … makinası çalıştırırken etrafı gerektiği şekilde kontrol etmemesi işaretçi veya gözcü bulunmadan manevra yapması nedeniyle (2) derece tali kusurlu olduğu, inşaat müteahhidi aynı zamanda şantiye şefi sanık …’in ise kepçe operatörüne yardımcı olacak gözcü, manevracı, nezaretçi veya işaretçi gibi kepçenin hareket alanına girilmesine mani olacak yardımcı elemanın bulundurulmaması, kepçe manevra alanına görevli olmayan şahsın girmesini önleyici uygun … ve gereçlerle engellenmemesi, kepçede geri vites uyarı sistemi bulunmaması, tehlikeli alanlara görevli olmayan kişilerin girmesinin uygun şekilde engellenmemesi nedenleriyle (2) derece tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.

8.Olay yeri inceleme raporu, olay yeri basit krokisi, görgü ve tespit tutanağı dosya içerisindedir.

IV. GEREKÇE
Yerel Mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.

A.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ve eksik inceleme yapılmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B.Sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulanan Kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrası ve adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı hareket edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

C.Taksirle işlenen suçlarda birden fazla sanık olması durumunda yargılama giderinin her bir sanığa sebebiyet verdikleri tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eşit olarak tahsiline karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

D.Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen (B) ve (C) bendlerinin dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) ve (C) numaralı bentte açıklanan nedenle … 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2015/214 Esas 2016/227 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında (2) nolu bölümde yer alan beşinci paragrafın hükümden çıkarılarak yerine “Sanığa verilen hapis cezasının sanığın kişiliği suç işlemesindeki özellikler,sosyal ve ekonomik durumu, yargılama süresince duyduğu pişmanlığı kısa süreli olması gözününde bulundurularak 5237 sayılı TCK. 50/1-a ve 52/2 maddelerine göre günlüğü takdiren 20 TL’den paraya çevrilerek sanığın 12,100.TL. ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA” ibaresinin yazılması ve hükmün yargılama giderlerine ilişkin bendinde yer alan “eşit olarak” ibaresi çıkarılarak “sebebiyet verdikleri tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2023 tarihinde karar verildi.