YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4725
KARAR NO : 2023/397
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2020 tarihli ve 2020/329 Esas, 2020/363 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 19.01.2021 tarihli ve 2020/3384 Esas, 2021/125 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan, resen de istinaf talebi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Temel cezada alt sınırdan uzaklaşarak karar verilmemesi gerektiğine,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Suç tarihinde sanığın kendi ikameti ve çevresinde uyuşturucu sattığı bilgisinin edinilmesi üzerine sanığın ikametinin çevresinde tertibat alan kolluk kuvvetlerinin, sanığın evinden çıkan … isimli şahsı yakaladığı, …’nin de kendisinin sanık …’dan uyuşturucu madde almak maksadıyla sanığın evine geldiğini, ancak parası çıkışmadığı için alamadığını beyan ettiği, hemen akabinde aynı binadan çıkan … isimli şahsın yakalanarak kendi rızasıyla iddia kuponuna sarılı vaziyette 0.4 gram
uyuşturucu maddeyi polislere teslim etmesi ve bu maddeyi 20 TL karşılığında sanıktan aldığını beyan etmesi üzerine usulüne uygun yapılan ev aramasında sanığın evinde yatak odasındaki elbise dolabının rafında tanık Süleyman’daki maddenin sarılı olduğu gibi iddia kuponuna sarılı vaziyette net 0.2 gram ve yine iddia kupon kağıdına sarılı net 0.5 gram eroin ve 6-MAM içerikli olduğu uzmanlık raporuyla tespit edilen maddelerin bulunduğu, Süleyman ile birlikte uyuşturucu kullandıkları vaki olsa idi kullanım sonrası Süleyman’da arta kalan madde bulunması gerekeceği, dolayısıyla kullanıma yönelik savunmanın gerçek dışı olduğu, sanığın Süleyman’a 20 TL karşılığında uyuşturucu madde satmak suretiyle atılı suçu işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Olay ve Olgular başlığında yer alan kolluk tutanakları, olayın gerçekleşme biçimi, uzmanlık raporları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, delillerin suçun sübutu için yeterli olduğu, sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama suçunu oluşturduğu, ceza tayininde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının tatbikinde ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği ihtarının yapılmamış olması, kanuna aykırı,
Değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde B bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 19/01/2021 tarihli ve 2020/3384 Esas, 2021/125 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün;
5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin uygulanması ile ilgili bölümde yer alan ” taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsiline” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.01.2023 tarihinde karar verildi.