YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1793
KARAR NO : 2009/2313
KARAR TARİHİ : 13.04.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiş, davalı … vekilince duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 23.10.2007 Salı günü davacı … ile davalı … vekili avukat …geldiler, diğer davalılardan gelen olmadı. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı ve davalı … vekilleri dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle iade edilen dosya ikmal edildikten sonra tekrar gelmekle incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesiyle, davalı borçlu İlker …’ın alacaklısından mal kaçırmak amacıyla İstanbul … … köyü 185 parsel nolu taşınmazını 30.9.1998 tarihinde davalı … …’e, …’nün 22.4.1999 tarihinde davalı … … …’e, … …’nün de 1.8.2002 tarihinde 1/2’şer hisse oranında davalılar … … … ile … …’a sattığını, davalıların kardeş olduğunu belirterek satış işleminin muvazaalı olması nedeniyle Borçlar Kanunun 18.maddesi gereğince hükümsüzlüğüne, tapu kaydının düzeltilerek borçlu İlker … adına tesciline, bu talebin kabul edilmemesi halinde tasarrufun İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince iptaline haciz ve satış istemi yetkisi tanınmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı … vekili, terditli davanın usul hükümlerine aykırı olduğunu, her taşınmaz için ayrı dava açılması gerektiğini, sözleşmeye göre İstanbul mahkemelerinin
../…
yetkili olduğunu, haczedilen malların borcu karşılamaya yeterli olduğundan aciz halinin bulunmadığını, borcun ödendiğini, taşınmazların da borç nedeniyle satıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar vekili, HUMK’nun 13.maddesi gereğince … Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğunu, terditli davanın dinlenemiyeceğini, davaların ayrılması gerektiğini, tasarrufun borçtan önce yapıldığını, bir kısım davalıların kardeş olmasına rağmen satışın bedelle yapıldığını, davalı …’nün dava konusu taşınmazı yan parselin sahibi olması nedeniyle aldığını daha sonra borçlu ağabeyi ile anlaşamadığından … …’ye sattığını, … …’nün ev yapmak için temel attırdığını; ancak, sınır itilafı nedeniyle taşınmazı borçlunun kardeşi … ile eniştesi … …’e sattığını, … ve … …’in de taşınmaza ev yaptırdığını, satışların gerçek olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece 1.6.2004 tarihli ara kararıyla Borçlar Kanunun 18.maddesine dayalı tapu iptali ve tescil davası ile İİK 277.maddesine dayalı tasarrufun iptali davalarının yargılama usulü birbirinden farklı olduğundan ve birlikte görülemiyeceğinden Borçlar Kanunu 18.maddeye göre açılan tapu iptali ve tescil davasının tefrikine, yeni esasa kaydına, tasarrufun iptaline ilişkin davanın bu esas üzerinden yürütülmesine karar verilmiş; tefrik edilen dosya üzerinden de Borçlar Kanunu 18.maddeye göre açılan dava, taşınmazın aynı ile ilgili olduğundan dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, mahkemenin yetkisizliğine karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın yetkili … Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
… Asliye Hukuk Mahkemesi iddia, savunma, toplanan delillere göre, taşınmazın tapudaki satış bedeli ile gerçek bedeli arasında fahiş fark olduğu ve davalılar arasında yakın akrabalık bulunduğu gerekçesiyle davanın İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince kabulüne, …, …, Davutpaşa mevkii, 185 parsel sayılı taşınmazla ilgili davalı borçlu tarafından yapılan satış işleminin iptaline, davacıya icra ve satış yetkisi verilmesine, diğer taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
../…
HUMK’nun 45.maddesinde; ayrı ayrı açılmış olan iki dava arasında bağlantı varsa, bu iki davanın yargılamanın her aşamasında istek üzerine veya kendiliğinden mahkemece birleştirilebileceği, davaların aynı sebepten doğması (HUMK 43/2.madde) veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde de iki dava arasında bağlantı olduğunun kabulü gerekeceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda; davalı borçlunun alacaklısından mal kaçırmak amacıyla yaptığı muvazaalı tasarrufun Borçlar Kanununun 18. veya İİK’nun 277 ve devamı maddeleri gereğince iptali istenmiştir. Davacının bu davadaki amacı alacağına kavuşmak için borçlunun mal kaçırmak için yaptığı tasarrufların iptalini sağlamaktadır. Nitekim tefrik edilerek … Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilen dava, İİK 277. ve devamı maddelerine dayalı olarak açıldığı nitelemesi yapılarak anılan mahkemece sonuçlandırılmıştır.
Bu durumda mahkemece tarafları ve konusu aynı olan ve aralarında bağlantı olduğu anlaşılan Bakırköy 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin derdest 2003/651 Esas sayılı dosyası ile bu dosyanın birleştirilmesi ve birleştirilecek 2003/651 Esas sayılı dosyada HUMK’nun 76.maddesi gereğince hukuki niteleme yapılması gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA ve bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 500.00.-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı …’a verilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 13.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.