Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/5396 E. 2009/935 K. 26.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5396
KARAR NO : 2009/935
KARAR TARİHİ : 26.02.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 14.500.YTL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı tarafın olayda tam kusurlu olduğunu, aynı zamanda davalı taraf aracının da İMSS poliçesi müvekkilince düzenlendiğinden, 1.500.YTL poliçe limitinin zarardan mahsup edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 4/8 kusur oranına isabet eden 7.250.YTL’den İMSS poliçesi limiti dahilinde 1.500.YTL’nin mahsubu ile bakiye 5.750.YTL’nin ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … Petrol Nak. Oto. San. Tic. Ltd. Şti vekili, kusuru, hasarı kabul etmediğini, kırmızı ışık ihlali yapanın sigortalı sürücü olduğunu, bunun kendi beyanından da anlaşıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı …, kusuru kabul etmediğini, kendisinin yeşil ışıkta hareket ettiğini, kırmızı ışıkta geçenin sigortalı sürücü olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, sigortalı aracın sürÜcüsünün olayda tamamen kusurlu olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK.nun 1.maddesinde “mahkemelerin görevinin kanunla belirleneceği, görev dava olunan şeyin değerine göre belirtilmiş ise görevli mahkemenin tesbitinde, davanın açıldığı gündeki değeri esas tutulmak üzere HUMK.nun 2 ila 8.maddeleri hükümlerinin uygulanacağı” hükmü yer almıştır. Yine aynı yasanın 4/2 maddesinde alacağın bir kısmı dava olunduğunda, bu kısım alacağın son kısmı değilse ve alacağın tamamı da münazaalı ise alacağın tamamanına göre, görevli mahkemenin belirleneceği düzenlenmiştir.
Bu düzenlemelere göre, somut olaya bakıldığında; davacı, dava dilekçesinde, davalı aracının sürücüsünün olayda tam kusurlu olduğunu, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta 14.500.YTL tutarında hasar meydana geldiğini, bunun 1.500.YTL’sinin davalı aracının İMSS’den mahsup edildiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik … 13.000.YTL hasar bedelinin 4/8 kusur oranına tekabül eden 5.750.YTL’sinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı … olan 13.000.YTL tazminatın bir kısmını dava etmiş, bakiye hasar bedeli hakkındaki talebini saklı tutmuştur. Bu durumda alacağın tamamı münazaalı olup, dava edilen kısımda alacağın son kısmı olmadığından HUMK.nun 4/2 maddesi gereğince görevli mahkemenin tayininde alacağın tamamının nazara alınması gerekir.
Görev, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece re’sen gözönüne alınması gerekir. O halde Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olup dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 26.2.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.