Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/3274 E. 2006/3987 K. 26.05.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3274
KARAR NO : 2006/3987
KARAR TARİHİ : 26.05.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 103 ada 260 parsel sayılı 25.946.73 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 1944 tarih 1386 tahrir nolu vergi kaydı miktar fazlası olması nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, yasal süresi içinde harici satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin tespitinin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerle ilgisinin olmadığı, zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacı yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş isede; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacı adına tespit edilip kesinleşen 147 sayılı parsele revizyon gören 1944 tarih 1386 sayılı vergi kaydı davaya konu parsel yönünü meşelik okumakta, eylemli durumda da taşınmazın üç tarafı Devlet Ormanı ile çevrili bulunmaktadır. Vergi kaydı miktarı ile geçerli olup, miktarı kadar arazi kendisine 147 sayılı parselde verilmiştir. Kayıt meşelik okuduğuna, eylemli durumda da taşınmaz ormana bitişik olduğuna göre kayıt miktar fazlasının ormandan elde edildiğinin kabulü zorunludur. Her ne kadar yerel bilirkişi, tanık ve bir kısım uzman bilirkişiler taşınmazın ormandan açılmadığını ve orman sayılan yerlerden olmadığını ifade etmişlersede; resmi kayıtlara ve eylemli duruma uygun düşmeyen bilirkişi mütalaasına ve tanık sözlerine değer verilemez. Ormanların zilyetlikle iktisap edilemeyeceği ve kaydın miktarı ile geçerli olup kayıt miktarınca yerin davacıya verilip kesinleştiği nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA 26.5.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.