YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1243
KARAR NO : 2009/5764
KARAR TARİHİ : 28.09.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalıların malik ve trafik sigortacısı oldukları aracın tam kusurlu çarpması sonucu hasar meydana geldiğini belirterek, sigortalısına ödediği 4.334.31 YTL’nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan (sigorta şirketi poliçe limitinden sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … cevap dilekçesinde, kaza ile ilgisinin olmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, kusur oranına göre 4.000.00 YTL poliçe limiti ile sorumlu olduklarını ve davadan önce temerrüde düşürülmediklerini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve kusur durumuna göre, davanın kabulü ile, 4.334.31 YTL’nın (davalı … poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere) 25.03.2005 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Mahkeme hükmü, davalı … vekiline 25.11.2008 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi, H.U.M.K.’nun 437.maddesinde öngörülen 8 günlük yasal süre geçirildikten sonra 04.12.2008 tarihinde harç yatırılarak temyiz defterine kaydedilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davalı … vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
2918 sayılı KTK.’nun 99/1. ve ZMSS Genel Şartlarının B.2/b maddesi uyarınca, sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü kendisine riziko ihbarı yapıldıktan itibaren 8 işgünü sonunda başlar. Davalı … şirketine rücu ihbarnamesinin tebliğine ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmadığından, taleple ilgili işlem yapılmayacağına dair cevabi yazının tarihi olan 07.03.2006 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü ile bu tarihten itibaren aleyhine faize hükmedilmesi gerekirken, ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizden sorumlu tutulması doğru değil, bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, mahkeme hükmünün HUMK’nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz dilekçesinin reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 1.paragrafının sonuna “davalı … yönünden 07.03.2006 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine” tümcesinin eklenmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 28.9.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.