YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2525
KARAR NO : 2009/3903
KARAR TARİHİ : 04.06.2009
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi ve davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi), Manavgat 2. İcra Müdürlüğü’nün 2002/1595 Esas sayılı dosyanın takip borçlusu …’in akrabası ve eski işçisi olduğunu, mahcuzlarla ilgisinin bulunmadığını, haciz adresinde ödeme emri tebligatının yanlışlıkla alındığını, sunulan maaş bordrosu ve vergi levhasına rağmen haczin kötü niyetle yapıldığını belirterek, davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı), haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde yapıldığını ve haciz sırasında borçlunun ticari faaliyetini sürdürdüğüne tanık olduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre ve Yargıtay Yüksek 21. Hukuk Dairesi’nin 12.12.2007 gün,22204-23157 sayılı karar düzeltme ilamına uyma kararı doğrultusunda “konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiş; hüküm, davacı (üçüncü kişi) ve davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içindeki bilgi ve belgelere,mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, Yargıtay Yüksek 21. Hukuk Dairesi’nin 12.12.2007 gün,22204-23157 sayılı karar düzeltme ilamına uyulduğuna, göre; davacı üçüncü kişinin tüm, davalı alacaklının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Uyuşmazlık, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
İstihkak davalarında, İİK’nun 97/11. maddesi uyarınca genel hükümler dahilinde basit yargılama usulü uygulanır ve toplam alacak ile mahcuzların değerinden hangisi az ise onun üzerinden vekalet ücreti ve dava kabul edildiğinde de peşin alınan kısmın mahsubu ile bakiye nispi karar ve ilam harcına hükmedilir.
Somut olayda; vekalet ücreti hesaplanırken yukarıda açıklanan yönteme uygun hesaplama yapılmadığı gibi, davacı (üçüncü kişi) vekilinin 9.9.2008 günlü oturumda yönelttiği “bozma öncesi ilama ilişkin olmak üzere yargılama gideri ve vekalet ücretini aldıkları” yönündeki kabulünün de dikkate alınmadığı görülmüştür.
Öte yandan nispi karar ve ilam harcının davanın esasına ilişkin kabul kararı verilmesi halinde alınması gerekeceği, konusuz kalan davada ise işin esası hakkında bir karar verilmediğinden, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 16. maddesi ile 1 sayılı Tarifenin karar ve ilam harcına ilişkin III. bent, 2. madde,(a) fıkrası uyarınca maktu karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerektiği dikkate alınmadan davacının nispi karar ve ilam harcından sorumlu tutularak sonuçta davalı aleyhine hüküm kurulması da doğru değildir.
Ne var ki belirtilen bu yanılgıların giderilmesi için yeniden yargılama yapılması gerekli bulunmadığından HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı (üçüncü kişi) … vekilinin tüm; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı (alacaklı) … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 3. bendinin hükümden tümden çıkartılmasına, yerine, “492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 16. maddesinin 1 sayılı Tarifesi uyarınca, alınması gerekli 7,88.-YTL maktu karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye harcın istek halinde yatırana iadesine” tümcesinin; yazılmasına, hüküm fıkrasının 4. bendinin hükümden tümden çıkartılmasına,yerine, “davacı tarafça dosyaya bozma öncesinde yapılan 19,30.-YTL yargılama giderinin davalıdan alınmasına yer olmadığına; bozma sonrasında yapılan 190,13.-YTL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine “ tümcesinin yazılmasına ; yine hüküm fıkrasının 5. bendinin hükümden tümden çıkartılmasına yerine “davacı vekili yararına vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına” tümcesinin yazılarak hükmün değiştirilen ve düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA ve aşağıda yazılı 15.60.TL. peşin harcın onama harcına mahsubuna 4.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.