YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12428
KARAR NO : 2009/11884
KARAR TARİHİ : 01.10.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 28.09.1993-15.10.2003 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara ,toplanan delillere ,hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacının Milli Parklar Genel Müdürlüğüne bağlı … Milli Parkında 28.9.1993-15.10.2003 tarihleri arasında yangın ve saha bekçisi olarak hizmet akdi ile geçen ve kuruma bildirilmeyen sürelerin tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının bir dönem … piknik alanında görevli olduğu ancak bu çalışmanın bordroya bağlı çalışma olmayıp sezonluk ve kadrosuz çalışma niteliğinde olduğu uzun süre resmi kurumda bildirimsiz çalışmanın mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçelerle varılan sonuç doğru değildir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tesbit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge veya yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması koşuluyla, bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Davacının SSK’ tabi sigortalı hizmetler yönünden bildirimi bulunmamaktadır.Dosya da yer alan Edremit Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı Zeytinli Orman İşletme Şefliğinin 28.9.1993 tarihli yazısından davacının Beyoba köyü sınırları içinde kalan … mevkiinde bekçi olarak çalıştırılmak üzere, yine 17.6.1996 tarihli Akçay Milli Parklar Mühendisliğinin 17.6.1996 tarihli görevlendirme yazısından davacının … mevkii saha temizliği kızılkeçili su arkının üzerinden yukarıya doğru piknik yapılmamasını sağlamak üzere görevlendirildiği anlaşılmaktadır.
İhtilaflı dönemde davacıyla birlikte geçici işçi olarak çalışan Kadir Tahtacı,şoför olarak çalışan …,bekçi olarak çalışan Tuncay Ayna aynı iş yerinden emekli olan … davacının ihtilaflı dönemin tamamında sezonluk olarak her yıl Nisan –Ekim ayları arasında saha ve tuvalet temizliği piknik alanlarının bekçiliği ,park düzenlemesi ilgili şef ve memurlarca verilen işlerin yapılması şeklinde aralıksız çalıştığını yeminli ifadelerinde belirtmişlerdir.Tanıklardan şoför olarak Edremit Orman İşletme Müdürlüğü ve Milli Parklar Müdürlüğünde çalışan … kadro verilmeden önce Orman İdaresinden çalışan herkesin vahidi fiatla çalıştırıldığını belirtmiştir.
Bu durumda davalı iş verenin görevlendirilme yazıları,bordro tanıkları ve ihtilaflı dönemde görev yapan memur tanıkların ifadelerinden davacının davalı iş veren yanında 28.9.1993-15.10.2003 tarihleri arasında her yıl Nisan -Ekim ayları arasında yangı,saha bekçisi ve temizlik işçisi olarak çalıştığı açıktır.Davacının bu çalışması “Zaman ve bağımlılık ” unsurlarını birlikte gerçekleştirecek biçimde iş gücünün belirli veya belirli olmayan bir zaman için çalıştıranın buyruğunda bulundurmak suretiyle geçtiği ve ücret ödemesinin ise vahidi-fiat üzerinden yapıldığı tanık beyanlarından anlaşılmaktadır. Öte yandan, 506 sayılı yasanın 2.maddesine göre bir hizmet akdine dayanak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılan sigortalı sayılır.Başka bir anlatımla,bir kimsenin sigortalı sayılması için hizmet akdine göre çalışması yeterli olup, ücretin ödenme biçimi sonuca etkili değildir.
Mahkemece davacının 28.9.1993-15.10.2003 tarihleri arasında her yıl Nisan-Ekim ayları arasında çalıştığının kabulü gerekirken davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 01.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.