YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2591
KARAR NO : 2009/6025
KARAR TARİHİ : 05.10.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete trafik sigortalı, davalıların malik ve sürücüsü oldukları aracın alkollü olarak kullanımı sırasında meydana gelen kaza sonucu, zarar gören karşı araç malikine kusur oranında ve poliçe kapsamında 4.000.00 YTL hasar bedeli ödendiğini, bu miktarın faiziyle birlikte rücuen tahsili için başlatılan ilamsız icra takibinin davalıların itirazı üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle takibin devamına, %40 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … Köylere Hizmet Götürme Birliği vekili duruşmadaki beyanında, davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, trafik kazasından kaynaklanan hasarın tespiti uzman bilirkişi marifetiyle yapılması gerekmekte olup, davacı vekilinin hasarın belirlenmesi için bilirkişi incelemesi istemediğini beyan etmesi nedeniyle zarar miktarı belirlenemediğinden, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
HUMK’nun 275. ve takip eden maddeleri uyarınca, çözümü özel ve teknik bilgiye dayanan konularda ihtisas sahibi kişilerin vereceği rapor esas alınarak hüküm kurulması gerekir. Sonucu açık ve belli durumlar ayrık olmak üzere, trafik kazalarında kusur oranının ve hasarın tespiti de uzman bilirkişi aracılığıyla yapılmalıdır. Mahkemece, uzman olmayan trafik polis memuru bilirkişiden kusur raporu alınmıştır. Davacı vekili 04.06.2008 tarihli celsede, hasarın belirlenmesi için bilirkişi incelemesi talep etmediklerini, eksperin belirlemiş olduğu miktara göre yaptıkları ödemeyi talep ettiklerini bildirmiş, mahkemece de, bu beyan gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, sürücünün alkollü olmasının tek başına uyuşmazlığın çözümünde yererli olmadığı gözetilerek, olayın meydana geliş şekli itibariyle, kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelip gelmediği başka unsurların etkili olup olmadığı ve gerçek hasar miktarının tespiti yönünden, HUMK.’nun 275. v.d. maddeleri uyarınca nöroloji uzmanı doktor ile kusur ve hasar uzmanından oluşturulacak bilirkişi kurulundan inceleme yaptırılmak üzere, davacı vekiline bilirkişi ücretini yatırması için HUMK.nun 163. Maddesi uyarınca usulüne uygun kesin süre verilerek, sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Kabule göre, davacı sigortacı sigorta poliçesindeki akidine karşı dava açabilir. Davacı sigortacı ile davalı sürücü … arasında sigorta sözleşmesi ilişkisi bulunmadığından, bu davalı bakımından davanın husumet yönünden reddi gerekirken, esastan reddine karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmekte ise de, temyiz edenin sıfatına göre bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA; (2) nolu bentte açıklanan hususların bozma nedeni yapılmamasına, 60.00.TL temyiz başvuru harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 5.10.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.