YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2672
KARAR NO : 2009/3631
KARAR TARİHİ : 26.05.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesiyle, dava dışı … …’nun müvekkili şirkete borcu olduğunu, bu durumu bilen borçlu …’un babası … … …’nun vefatı halinde çocuklarına intikal edecek taşınmazların icra kanalıyla satışını önlemek ve bu şekilde alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla İzmir Kemalpaşa Aşağı mahalle 177 Ada, 1 parselde kayıtlı taşınmazını 24.12.2004 tarihinde düşük bedelle davalı …’ye, …’ın da aynı taşınmazı 25.7.2006 tarihinde muris … …’ın eşi borçlu …’un annesi davalı …’ya sattığını, murisin taşınmazı satması için geçerli bir sebebi olmadığını, satış bedelinin terekeye intikal etmediğini ve her iki davalınında ev hanımı olup, ekonomik güçleri bulunmadığını, satış işlemlerinin muvazaalı olduğunu belirterek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile muris … … … adına tapuya tesciline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalılar vekili, takip borçlusunun borcunu ödemek amacıyla oğluna ait taşınmazı davacı şirkete vermeyi teklif ettiğini ancak davacının bu devirden son anda vazgeçtiğini, takip konusu senetlerin tanzim ve vade tarihleri boş olarak davacıya verildiğini, borcun takip borçlusu …’a değil kardeşi … …’ya ait olduğunu, borçlu ile davacı şirket arasındaki ticari ilişkinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, takip borçlusunun aciz halinde olmadığını taşınmaz maliki muris … …’ın davacıya borcu olmadığından husumet yöneltilemiyeceğini, muris’in, davalı … ve eşinden aldığı borcun teminatı olarak taşınmazı devrettiğini, borç ödenince bedeli muris tarafından ödenecek taşınmazın geri alındığını, tasarrufun borçtan önce yapıldığını, takip borçlusuna muris babasından intikal eden on parça taşınmaz olduğunu, davacının İİK 121.madde gereğince yetki belgesi alması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre davacının murisin mirasçısı olmadığı gibi halefiyet yolu ile de hak sahibi olmadığından muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil davası açmaya hak ve yetkisi olmadığı, tapu kayıt maliki … … …’nun takip borçlusu olmadığı ve iptali istenen tasarrufun borçtan önce yapıldığı bu durumda davacının tasarrufun iptali davası açma hak ve yetkisinin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bir davada taraflarca öne sürülen maddi olayların hukuki değerlendirilmesi yapmak, uygulanacak yasa maddelerini bulmak ve uygulamak HUMK’nun 76.maddesi gereğince hakimin doğrudan görevidir.
İİY’nın özü ve amacı dikkate alınarak iptal davası; borçlunun alacaklısını zarara uğratmak kastıyla mal varlığından çıkarmış olduğu, mal ve hakların veya bunların yerine geçen değerlerin, tasarruftan zarar gören alacaklının, alacağını elde etmesi amacıyla dava açarak tekrar borçlunun mal varlığına geçmesini sağlamasıdır şeklinde tanımlanabilir. İptal davaları ile gidilen amaç; bir alacağın tamamının yada bir kısmının tahsiline olanak bırakmamak amacıyla, borçlu tarafından yapılan bir taraflı hukuksal işlemlerle, borçlunun amacını bilen veya bilmesi gereken kimselerle yapılan bütün hukuksal işlemlerin hükümsüzlüğünü sağlamak ve bu yol ile alacağı tahsil etmektir.
Somut olayda; dava dışı borçlu … …’nun borçlarını bilen babası muris … …’nun kendisinden oğluna ve diğer mirasçılarına intikal edecek dava konusu taşınmazı borçlu oğlunun alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla davalı
…’a, …’ın da borçlunun miras hissesini engellenmek amacıyla murisin eşi borçlunun annesi Nadire’ye devrettiği, borçlunun bu devirlere karşı miras hakkına dayalı olarak dava açmadığı ileri sürülerek tasarrufun iptali talep edilmiştir.
Mahkemece tasarrufun iptali davası yönünden yapılan değerlendirmede iptali istenen tasarrufun borçtan önce yapıldığı ve murisin takip borçlusu olmadığı dolayısıyla davacının dava açma hak ve yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
İİK 282.madde gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki işlemde bulunan kişiler aleyhine açılacağından öncelikle borçlu … …’ya dava dilekçesi tebliğ edilerek davaya dahil edilmesi ve bildireceği delillerin toplanması, ile İİK 277, 278, 279 ve 280.maddeler gereğince mevcut delillerin değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 26.5.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.