Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/2648 E. 2009/3632 K. 26.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2648
KARAR NO : 2009/3632
KARAR TARİHİ : 26.05.2009

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı borçlu … İnş. Tic. Ltd. Şti.’nin alacaklısından mal kaçırmak amacıyla T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı nezdindeki hak ediş alacağının 8.000.000.00.-YTL’lik kısmını 19.10.2007 tarihinde 10.000.000.00.-YTL’lik kısmını 7.11.2007 tarihinde borçlu şirket ortaklarıyla akrabalığı bulunan davalı … …’a temlik ettiğini belirterek davalılar arasındaki temlik tasarrufunun iptaline, iptal edilecek bedel üzerinde alacakla sınırlı olarak cebri icra yetkisi tanınmasını dava ve talep etmiştir.
Davalı borçlu şirket vekili, aciz belgesi sunulmadığını, Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesinde 2007/728 Esas sayılı iflasın ertelenmesi talepli davada ihtiyati tedbir kararı verildiğinden tüm icra takiplerinin durdurulduğunu, şirketin mahkeme tarafından atanan kayyum tarafından yönetildiğini, davalı şirket yöneticileri ile diğer davalının akraba olduğunu ve davalı …’dan alınan borç nedeniyle dava konusu temlik işleminin yapıldığını, 70.000.000.-YTL’lik alacağın 1/4’ünün temlik edildiğini, iyiniyetli olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, dava konusu temlik işleminin borca mahsuben yapıldığını, borçlu şirket yetkisi … … ile müvekkili arasındaki akrabalık ilişkisinin kanunun belirlediği dereceden uzak olduğunu, iflasın ertelenmesi davası sırasında verilen ihtiyati tedbir kararı gereğince temlik alacağının ödenmesinin ve borçlu hakkındaki tüm takiplerin durdurulduğunu, iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre davalı 3.kişinin borçlunun durumunu bilebilecek kişilerden olduğu ve temlikin borca mahsuben yapıldığının ispatlanamaması nedeniyle davanın kabulüne davalılar arasında Ankara 33.Noterliğinin 19.10.2007 gün 25283 Yevmiye nolu ve 7.11.2007 gün 26745 Yevmiye nolu temlik sözleşmelerinin davacının alacak miktarıyla sınırlı olmak üzere iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için davada önce başlatılmış bir icra takibinin varlığı iptali istenen tasarrufun borcun doğumundan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış bir aciz belgesinin bulunması gereklidir.
İİK’nun 179/6.madde hükmü gereğince açılan iflasın ertelenmesi davası nedeniyle verilen tedbir kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı kanuna göre yapılan takiplerde dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler de durur.
Somut olayda Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/728 Esas, 2009/160 Karar sayılı iflasın ertelenmesi davasında verilen 7.1.2008 tarihli ihtiyati tedbir kararı ile takiplerin durdurulmasına karar verildiği, alacaklının ise 26.12.2007 tarihinde icra takibine başladığı ve ödeme emrinin borçluya 4.1.2008 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda iflasın ertelenmesi davasında verilen ihtiyati tedbir kararının tasarrufun iptali davasına etkileri yönünden değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin itemyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … ‘a geri verilmesine 26.5.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.