YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7564
KARAR NO : 2023/250
KARAR TARİHİ : 02.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kasten öldürme, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, mahkumiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.01.2020 Tarihli Ve 2018/368 Esas, 2020/7 Karar Sayılı Kararı
1. Sanık hakkında maktul …’ı kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba,
2. Sanık hakkında katılan …’yı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
Karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 31.05.2021 Tarihli Ve 2020/1520 Esas, 2021/876 Karar Sayılı Kararı
1. Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan kasten öldürme suçundan kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
2. Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri;
1. Somut olayda meşru müdafaa ve meşru müdafaada sınırın aşılması koşullarının oluştuğuna,
2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık … ve mağdur …’nın kardeş olup, maktul …, sanık ve mağdurun akrabasıdır. Olay tarihinde sanık …, ablası tanık D.Ç. üzerine kayıtlı aracını korsan taksicilik yapmak amacıyla almıştır. Sanık Meydan tabir edilen yere geldiğinde kardeşi mağdur …, maktul …, tanıklar G.B., H.B. ve G.E’nin alkol aldıklarını görür, mağdur … tarafından sanık yanlarına çağrılır ve mağdur …, sanıktan aracı ister. Sanık …’in kabul etmemesi üzerine, mağdur … ve maktul …, sanık …’e küfür ederek darp ederler ve sanık …’in kullandığı aracı alırlar, bunun üzerine sanık … eve giderek olay sırasında kullanıldığı adli emanete kayıtlı olan av tüfeğini alarak ablası tanık D.Ç’nin evine gider. Burada mağdur … bahsi geçen araç ile tanık D.Ç.’nin evinin önüne gelir. Aracın şoför koltuğunda …, sağ ön yolcu koltuğunda maktul …, aracın arka koltuklarında ise tanıklar V.D. ve G.E oturmaktadır. Sanık … evden getirdiği av tüfeği ile yakın mesafeden aracın ön kısmına doğru bir el ateş eder ve bu ateş neticesinde maktul … yaralanır, ardından sanık kaçarken dönüp bir el daha ateş eder, maktul kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirir.
Sanık … ile kardeşi mağdur … ve maktul … arasında olay öncesinde bir tartışmanın yaşanmış olması ve sanığın, kardeşi … ile maktul … tarafından darp edilerek kullandığı aracın alınması, sonrasında sanığın av tüfeği ile önce yakın mesafeden maktul …’in göğsüne doğru ateş edip maktulde toplu giriş yarası oluşacak şekilde yaralaması, ardından kaçarken dönüp tekrar ateş etmesi hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın olay sırasında kullandığı silah, hedef aldığı bölge ve önceden yaşanan tartışma sonucu öldürme kastıyla hareket ettiği değerlendirilmiştir.
Sanık … tarafından ablası tanık D.Ç.’yi ve kendisini korumak amacıyla maktul …’in kendisine silah doğrultması sonrasında eylemini gerçekleştirdiği ve bu kapsamda eylemin meşru müdafaa sınırlarında kaldığı savunmasında bulunulmuş ise de, yaşanan tartışma sonrasında mağdur … ile maktul … tarafından darp edilen ve hakarete uğrayan sanık …, ablası D.Ç.’nin evine dönmeden önce av tüfeğini alarak buraya gelmiş, sonrasında mağdur …’ın kullandığı ve sağ ön koltuğunda maktul …’in oturduğu araç evin önüne gelip durduktan 10 saniye sonra sanık … evden çıkarak aracın sağ tarafına doğru yakın mesafeden ateş etmiştir, maktulün oturduğu tarafta paspasın üzerinde bulunduğu tespit edilen atışa hazır haldeki silahın ise olay sırasında sanığa veya ablası D.Ç.’ye yöneltildiği hususu sabit olmamıştır, bu kapsamda araçta bulunan tanık G.E, araçta silah bulunmadığını beyan etmiş, yine tanık E.B. maktulün silah çektiğini görmediği yönünde beyanda bulunmuştur. Ayrıca sanığın kendisine silah doğrultulan bir kişiye karşı aracın yanına yaklaşarak ateş etmiş olması da hayatın olağanına aykırı bulunmuş, bu kapsamda olay sonrasında aracın evin önünde durduğunu gören sanık …’in yakın mesafeden maktulü öldürmek amacıyla ateş ettiği ve meşru müdafaa şartlarının oluşmadığının kabul edildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık suçlamayı tevilli ikrar etmiştir.
3. Mağdur …’nın aşamalarda beyanı tespit edilmiştir.
4. Tanıklar G.E., D.Ç., T.Ç., V.D., E.B., A.Ç.’nin beyanları dava dosyasında mevcuttur.
5. Maktul … hakkında Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesince tanzim olunan, 03.09.2018 tarihli otopsi raporunda;
“Göğüs sağ üstte, meme ucunun 3 cm medialinde sütüre, horizantal yerleşimli 4 cm’lik yara mevcut olup sütürler açıldığında, üst kenarında 3×1 cm’lik parşömenleşmiş alan olan, 4×3 cm’lik, kenarında düzensizlik olan av tüfeği saçma taneleri toplu giriş yarası olduğu görüldü. Kişinin vücudunda 1 (bir) adet av tüfeği saçma taneleri toplu giriş yarası tespit edilmiş olup yaralanmanın tek başına öldürücü nitelikte olduğu, kişinin ölümünün av tüfeği saçma taneleri yaralanmasına bağlı kot kırıklarıyla birlikte iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu, cesetten 0,3 cm çaplarda 5 (beş) adet av tüfeği saçma tanesi elde edildiği”
Belirtilmiştir.
6. Sanığın yaralanmasına ilişkin Özel Reyap Hastanesince tanzim olundan 15.03.2018 tarihli raporda;
“Sırtta yüzeyel erozyon, sağ orbita, sağ boğazında ekimoz, hiperemi, ellerde yüzeyel cilt yaralanmaları mevcut olup, basit tıbbi müdahale ile giderilebileceği”
Belirtilmiştir.
7. Olay yeri inceleme ekiplerince düzenlenen 16.03.2018 tarihli olay yeri inceleme raporları, olay yeri basit krokisi, tutanak başlıklı kolluk güçlerince düzenlenen evrak, görüntü çözümleme tutanağı, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 20.04.2018 ve 06.09.2018 tarihli uzmanlık raporları, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesince tanzim olunan rapor dava dosyasında bulunmaktadır.
8. Sanık ile mağdur …’ın kardeş olduklarını gösterir resmî nüfus kayıt örneği dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında kasten öldürme suçu bakımından İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik bulunmamış ancak sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçu bakımından beraat kararı isabetsiz bulunmuş,
“Sanık …’in kullanımındaki aracı kendisinden rıza dışı alan abisi … ve yanında bulunan arkadaşı maktulün darbına maruz kalması sebebi ile hem maktule ve hem de mağdura hedef gözeterek 2 el ateş ettiği eyleminde maktul ve mağdurun bulunduğu aracın isabet bölgeleri nazara alındığında sanığın …’a yönelik kardeşi kasten öldürmeye teşebbüs eyleminin sabit olduğu ve nitelikli öldürmeye teşebbüs suçundan mahkumiyeti gerekirken yazılı olduğu şekilde beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun düşmediği anlaşıldığından ilk derece mahkemesi hükmünün bu yönüyle kaldırılarak, sanık …’in kardeşi …’ı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan dolayı mahkumiyeti yoluna gidilmiştir” şeklindeki isabetsizliğe yer verilmiş ve sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Meşru Müdafaa Ve Meşru Müdafaada Sınırın Aşılması Koşulları Yönünden
Sanığın, olay günü kardeşi mağdur … ve maktul ile yaşadığı tartışmanın ardından önce evine gidip av tüfeğini aldığı ve ardından olayın yaşandığı ablasının evine gittiği, ardından mağdur …’ın kullandığı, maktulün sağ ön koltukta oturduğu tanık D.Ç.’ye ait araç ile D.Ç.’nin evine önüne geldikleri, sanığın evden çıkarak av tüfeği ile önce bir el aracın açık olan sağ ön camından içeri ateş ettiği, ardından kaçarken dönüp bir el daha ateş ettiği olay sonucu maktulün yaşamını yitirdiği, mağdur …’ın ise isabet almadığı ve yaralanmadığı olayda sanığın aşamalarda kısmi çelişkiler içeren ve tanık D.Ç. ile de çelişen savunmalarında, araç içerisinden tabanca doğrultulması üzerine ateş edileceğini düşünerek av tüfeği ile ateş ettiğini beyan etmiş ise de, dosyada bulunan CD içerisindeki görüntülerin incelenmesi, görüntü izleme tutanağı içeriği ve araç içerisinde bulunan tanık G.E ve kovuşturma aşamasında beyanına başvurulan tanık E.B.’nin mağdur veya maktulün tabanca doğrulttuğu yönündeki iddiaları doğrulamadıkları anlaşılmış, somut olayda meşru müdafaa ve meşru müdafaada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı belirlenmiş, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Suç Vasfı Yönünden
Sanığın, mağdur ve maktul tarafından darp edilmesinin ardından evine giderek aldığı öldürmeye elverişli av tüfeği ile araç içerisinde bulunan maktulün sağ göğüs bölgesine yakın mesafeden av tüfeği ile bir el ateş etmesi sonucu maktulün toplu giriş oluşacak şekilde yaralandığı, ardından sanığın kaçarken aynı kasıtla tekrar ateş etmesi sonucu aracın isabet aldığı olayda, maktuldeki yaralanmanın yeri ve niteliği, suçta kullanılan aracın elverişliliği, aracın isabet aldığı bölge dikkate alındığında sanığın her iki eyleme bağlı ortaya çıkan kastının, öldürmeye yönelik olduğu anlaşılmakla, suç vasıflarının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 31.05.2021 tarihli ve 2020/1520 Esas, 2021/876 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.02.2023 tarihinde karar verildi.