YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1322
KARAR NO : 2009/4041
KARAR TARİHİ : 08.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat-rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete trafik ve kasko sigortalı araç ile davalının malik/sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu her iki araçta hasar meydana geldiğini, kaza tespit tutanağına göre, sigortalı araç sürücüsü tam kusurlu olduğundan, trafik sigorta poliçesinden 2.125.00 YTL’nın davacıya ödendiğini, ayrıca kasko sigortalı araç için de sigortalıya 9.570.00 YTL ödeme yapıldığını, bilahare sigortalı tarafından yaptırılan tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda, davalı sürücünün 7/8 oranında kusurlu bulunduğunu belirterek, kusur oranının değişmesi neticesinde davalıya fazladan ödenen 1.859.37 YTL’nın faiziyle birlikte istirdadına, ayrıca kasko sigortasından sigortalıya ödenen tazminatın, davalının kusur oranına isabet eden kısmından, trafik sigortasından tahsil edilen 2.750.00 YTL’nın mahsubu ile bakiye 5.623.75 YTL’nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, iddia edilen kusur oranının doğru olmadığını, davacının kasko sigortalı araç için ödediği hasar bedelinin fahiş olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusuru bulunmadığından, istirdat ve rücuen tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, trafik ve kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan istirdat-rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Dosyada mevcut kaza tespit tutanağında; kırmızı ışık ihlali yapan sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu belirlenmiştir. Yargılama aşamasında alınan 06.08.2008 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda ise, hangi sürücünün kırmızı ışıkta, hangisinin yeşil ışıkta kavşağa giriş yaptığı hususunda kesin bir kanaate varılamamakla birlikte, kırmızı ışık ihlali yaptığı tespit edilecek olan sürücünün tamamen kusurlu, diğer sürücünün ise, kusursuz olacağı belirtilmiştir. Davalı araç sürücüsü, polisteki ifadesinde; yeşil ışıkta dönüş yaparken, kırmızı ışıkta kavşağa giren sigortalı araçla çarpıştıklarını beyan etmiş, keşif mahallinde dinlenen davalı tanıkları da benzer mahiyette beyanda bulunmuştur. Tespit dosyasında dinlenen davacı tanıkları ise, sigortalı araç sürücüsünün kendisine yanan yeşil ışıkta kavşağa girdiği yönünde ifade vermiştir.
Bu durumda mahkemece, taraf tanıklarının ifadelerinin çelişkili olduğu nazara alınarak, kaza tespit tutanağında imzası bulunan polis memurları dinlenmeli, taraf tanıkları yüzleştirilmeli, beyanları arasındaki çelişkiler giderildikten sonra, İTÜ veya Karayolları Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan kusur yönünden çelişkiyi giderecek ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 8.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.