Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/4595 E. 2008/1348 K. 18.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4595
KARAR NO : 2008/1348
KARAR TARİHİ : 18.03.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı ile davalılardan Abdullah ve …. tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalı şirketin vergi dairesine ÖTV beyannamesine istinaden vergi borcu bulunduğunu yapılan araştırma neticesinde borcunu karşılayacak mal varlığının bulunmadığını ancak şirket temsilcilerine ait taşınmazların alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla diğer davalılar … ve …’ya sattığını Fetihe ve gülderen’in de başka sahıslara sattığını öne sürerek dava konusu taşınmazların elden çıkarıldıkları tarihteki rayiç bedelleri üzerinden 96.808.30 YTL asıl alacağın ferileri ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalılardan … cevap vermemiş, diğer davalılar davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı ile davalılardan Abdullah ve … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı tarafın temyizi yönünden mahkemece borcun tasarruftan sonra doğduğu düşüncesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Varılan sonuç toplanan delillere ve dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Somut olayda davalı taraf 22.6.2005 tarihinde beyanname vererek vergi işlemini başlatmıştır. Ancak bu tarihten 1 hafta veya 10 gün öncesine rastlayan tarihlerde tapulu taşınmazlarını satarak devretmiştir. Taşınmazlardan birisi davalı şirketin ortağı Abdullah tarafından baldızı olduğu bildirilen Fetiha’ya diğeride Gülderen’e satılmıştır. 4760 sayılı özel tüketim vergisi yasasının 14. maddesinde ifade edildiği gibi vergi beyanname verme süresi içinde ödenir. Vergiyi doğuran olayın
../…

-2-
2007/4595
2008/1348

ise daha önce gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Tacir konumunda bulunan kişi yaptığı satışlarla ÖTV mükellefi konumundadır. 6183 sayılı kanunun 27. maddesinde düzenlendiği gibi kamu borcunun ödenmesi gereken tarihten itibaren geriye doğru 2 yıl içinde yapılan ivazsız tasarruflar borcun doğum tarihine bakılmaksızın iptale konu olmalıdır. Kaldıki davalı tarafın taşınmazlarını devir tarihinden bir hafta veya 10 gün gibi bir süre sonra vergi beyannamelerini vermesi de davalıların iyi niyetli olmadıklarını gösteren bir durumdur. Açıklanan nedenlerle davacı tarafın temyiz itirazlarının kabulü gerekmiştir. Mahkemece işin esasına girilerek toplanacak delillerin sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
2-Davalılar Abdullah ve … temyiz süresini geçirmiş olup ancak karşı tarafın temyiz dilekçesinin kendilerine tebliği üzerine katılma yoluyla temyiz etmişlerdir. Davacı tarafın temyiz dilekçesi davalılara 16.8.2007 tarihinde tebliğ edilmiş, HUMK’nun 433 maddesindeki 10 günlük yasal temyiz süresi geçirildikten sonra 11.9.2007 tarihinde temyiz edilmiştir.
SONUÇ:Yukarda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle davacı tarafın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 2 nolu bentte yazılı nedenlerle davalılar Abdullah ve …’in temyiz dilekçelerinin (istemlerinin) REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ile davalılardan Abdullah ve …’e geri verilmesine 12.2.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.