Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/5683 E. 2008/180 K. 21.01.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5683
KARAR NO : 2008/180
KARAR TARİHİ : 21.01.2008

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun 3.7.2003 tarih 1085 sayılı kararıyla … Bankası’nın davacı fona devredildiğini, istismar edilen banka kaynakları dolayısıyla ve 4969 sayılı Yasanın geçici 2. maddesi uyarınca Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan davalı …’ün de sorumluluğu bulunduğunu, 27.1.2004 tarihli ödemeye çağrı belgesine göre zararın 7.557.995.710.632.920TL olduğunu ve ödenmediğini, davalı borçlunun … … … Mahallesi 1199 ada 345 parsel sayılı taşınmazının 58/1860 arsa paylı 1. kat 18 nolu bağımsız bölümünü 18.2.2000 tarihinde 10.000.00YTL bedelle davalı …’ye sattığını belirterek 6183 sayılı yasa hükümleri gereğince tasarrufun iptalini talep etmiş, davalı …’ın 14.6.2005 tarihinde ölmesi üzerine mirasçılarını davaya dahil etmiştir.
Davalı … vekili, ödemeye çağrı belgesinin iptali için Danıştay’a dava açtıklarını, alacağın kesinleşmediğini, var olduğu ileri sürülen alacağın tahsili amacıyla … Grubunun tüm malvarlığına el konulduğunu, alacağın karşılıksız olmadığını, İmar Bankasının iflası istendiğinden sonucunun beklenmesi gerektiğini, aciz belgesi sunulmadığını, tasarrufun borçtan önce yapıldığını, 4969 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi ile 5020 sayılı Kanunun 27. maddesi, 4389 sayılı Bankalar Kanununa eklenen Ek 1. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğunu, satışın gerçek satış olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiş, müvekkilinin 14.6.2005 tarihinde ölümü ile 11.7.2005 tarihinde vekillikten çekilmiştir.
Davalı … mirasçıları … 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/316-335 karar sayılı ilamıyla muris …’ün mirasını reddettiklerini, bu nedenle kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemişlerdir.
Davalı … vekili, müvekkilinin iyiniyetli 3. kişi olarak dava konusu taşınmazı emlakçı aracılığıyla 40.000.00YTL’ye aldığını, davalı borçluyu tanımadığı gibi aralarında yakınlık akrabalık ticari ilişki bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere, davacı tarafından İİK’nun 278/2 ve 280/1. maddelerine dayanılıp iddia ve ispat olunamamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140/5. maddesi gereğince davacıdan harç alınmasına yer olmadığına 21.1.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.