Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/4160 E. 2022/7914 K. 21.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4160
KARAR NO : 2022/7914
KARAR TARİHİ : 21.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.09.2012 gününde verilen dilekçe ile meraya elatmanın önlenmesi, kal ve eski hale getirme bedelinin tahsili talebi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 20.02.2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR
Davacı Hazine vekili Bayraktepe Köyü A 104 ve 46 sayılı mera parsellerine davalılar tarafından elatıldığının teknik ekipçe belirlendiğini ileri sürerek, meraya elatmanın önlenmesini, muhdesatın kal’ini ve mera parselinin eski hale getirilmesi için gerekli olan toplam 42.191,29 TL’nin işgalin başladığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Bir kısım davalılar duruşmaya katılarak, dava konusu yerlerin mera olduğunu bilmediklerini, 1.5-2 yıl önce kadastro memurlarının ölçüm yapması sonucu durumu öğrendiklerini ve bu yerleri terkettiklerini, içindeki zeytinleri söktüklerini, dava konusu taşınmazı eski hale getirdiklerini beyanla davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı … vekili davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece 15.07.2014 tarihinde davanın kısmen kabulüne, 10.727,00 TL eski hale getirme bedelinin 01.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Molla Yiğitten alınarak davacı Hazine’ye verilmesine, diğer davalılar hakkında açılan davanın ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 13.03.2017 tarihli ilamı ile davalı …’in temyiz itirazlarının reddine, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile HMK’nın 297/2 maddesine aykırı ve eksik inceleme sonucu karar verilmiş olması gerekçeleri ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı Hazine vekili temyiz etmiştir.
Dava, meraya elatmanın önlenmesi, kal ve eski hale getirme bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece bozmaya uyularak yargılama yapılmış ve karar verilmiş ise de, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğinden ve 6100 sayılı HMK’nın 297/2 maddesine uygun hüküm kurulduğundan söz edilemez.
Öncelikle davada davalı olarak taraf olmayan … Demircan aleyhinde hüküm kurulması usule aykırı olup, doğru değildir.
Davalılar … oğlu … …, … … ve … … hakkındaki davalar bu davadan tefrik edilmiş olup, yeniden birleştirilmesine karar verilmediği ve karar başlığında ismi yer almadığı halde … oğlu … … isimli kişi aleyhinde hüküm kurulması ve … … yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bozmadan önce, davalı … aleyhinde eski hale getirme bedelinin tahsiline karar verilmiş, davalının bu yöndeki temyiz itirazlarının reddine karar verilerek mera parseline müdahalenin men’i ve kal istemlerine ilişkin olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmamış olması nedeniyle bu yönde inceleme yapılmak suretiyle karar verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuş, ancak bozmadan sonra yapılan keşifte bu davalı yönünden hiçbir inceleme ve araştırma yapılmamış, aleyhinde açılmış men’i müdahale, kal ve eski hale getirme bedelinin tahsili istemlerine ilişkin davanın tümüyle reddine karar verilmek suretiyle önceki karar ile çelişki yaratıldığı gibi bozma kararının gereği de yerine getirilmemiştir.
Davalı … yönünden bir inceleme yapılmamış, hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm verilmemiştir.
Bozmadan önce, 13.06.2014 tarihinde mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve köy muhtarı, davalı …’in mera parseline müdahalesinin devam ettiğini, diğer davalıların ise idari men kararından sonra kullandıkları yerleri terkettiklerini, terk edilen bu bölümlerin eski hale döndüğünü ve köylüler tarafından mera olarak kullanıldığını söylemişler, mahkeme gözleminin de aynı yönde olduğu görülmüştür.
Bozmadan sonra yapılan 10.05.2019 tarihli keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler, bir kısım davalıların daha önce kullandıkları ve men kararından sonra terk ettikleri yerleri göstermişler, düzenlenen raporlarda bir kısım davalıların müdahalesinin devam ettiği belirtilerek, kullandıkları yerler krokilerde gösterilmiştir. Bu şekilde bozmadan önce yapılan keşifte alınan beyanlar, mahkeme gözlemi ve raporlar ile bozmadan sonra yapılan keşifteki ifade ve raporlar arasında da çelişki olmuş, bu çelişki giderilmeden düzenlenen raporlar hükme esas alınmıştır.
Mahallinde yeniden keşif yapılarak, mahalli bilirkişi ve gerektiği takdirde tanıklardan etraflıca sorulmak suretiyle davalıların kullandıkları yerlerin belirlenerek varsa terkedilmiş bölümlere ilişkin terk tarihlerinin ve mera parselinin eski hale getirilip getirilmediğinin saptanması, keşfi izlemeye elverişli ve infaza uygun raporların bilirkişiler tarafından düzenlenmesi suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Açıklanan bu yönler gözetilmeden, bozma kararının gerekleri tam olarak yerine getirilmeden, infazda tereddüt ve karışıklığa neden olacak şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.