YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/98
KARAR NO : 2022/9440
KARAR TARİHİ : 26.12.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 17.06.2021 tarih ve 2021/68 E. – 2021/133 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında imzalanan 04.11.2011 tarihli genel kredi sözleşmesine ve hayvan kredi desteği anlaşmasına istinaden kullanılan kredinin ilk taksidini ödemek üzere gittiğinde davalı bankaca ödeme yapılması istenen hesapta hayat sigortası adı altında yaklaşık 75.000,00 TL borçlandırma yapıldığının öğrenildiğini, oysa taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinde ve döneme ait hayvansal destek mevzuatında hayat sigortası yapılmasına ilişkin bir hüküm ve müvekkilinin bu konuda muvafakatinin bulunmadığını, müvekkilinin kredi borcunu ve faizi ödemek ve temerrüde düşmemek için …Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/5 D. İş dosyasında tevdi mahalli olarak tayin edilen davalı bankanın …Şubesine 84.825,00 TL bedelli 04.11.2017 tarihli kredi ilk taksitinin yatırıldığını, ancak gerek daha önceden yatırılan bedellerin ve gerekse tevdi mahalli kararına istinaden yatırılan paranın hayat sigortası prim borcu olarak mahsup edilmiş olduğunu, yapılan işlemin usulsüz olduğunu ileri sürerek müvekkilinin hesabına gerek …Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/5 sayılı kararı üzerinden yatırılan gerekse öncesinde hesaba yatırılan tüm ödemelerin kredi borcuna istinaden yapılmış olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili banka ile imzalamış olduğu 08.11.2010 tarihli genel tarımsal kredi sözleşmesinin 12.6 maddesi gereğince 30.11.2010-31.12.2010 tarihleri arası dönemi kapsayan kredi hayat sigortası yapıldığını ve hayat sigortası prim tutarı olan 259,67 TL’nin kullandırılan kredi tutarı içerisinden tahsil edildiğini, davacının kredi sözleşmesinin 12.2 maddesi gereği süresi biten 4257070 nolu hayat sigortası poliçesini 01.01.2011 tarihinde 01.01.2011-31.12.2011 tarihleri arasını kapsayacak şekilde 5618335 nolu poliçe ile yenilediğini, krediye ait yenilenen hayat sigortası prim borcunun müşterinin hesaplarında yeterli bakiye bulunmaması sebebiyle davacı ile imzalanan kredi sözleşmesinin 12.1 maddesi gereği davacının hesaplarına borç kaydedilerek poliçe tahsilatının yapıldığını, takip eden 2012 ila 2017 yılları için de benzer şekilde bir işlem yapıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 08/11/2010 tarihli 300.000,00 TL limitli genel tarımsal krediler sözleşmesi akdedildiği, ilgili sözleşme metninin son sayfasında davacının açık imzasının bulunduğu ve davacının imzasının üst kısmında davalı banka tarafından aydınlatma metninin düzenlendiği ve “Aşağıda imzası bulunan müşteri, bankanın 08/11/2010 tarih ve 10195 sayılı, matbu 31 sayfadan oluşan genel tarımsal krediler sözleşmesinin tamamını okuduğunu, her sayfayı paraf etmeye gerek olmadığını, tüm sözleşme hükümlerinin hakkında geçerli olacağını kabul ve taahhüt eder.” şeklinde aydınlatma metnini davacının sözleşmeyi imzalayarak kabul ettiği, davalı banka tarafından sözleşme hükümlerinin 12.vd. maddelerinde düzenlenen sigorta ile ilgili hükümler doğrultusunda sözleşmenin ilk yapıldığı tarih itibariyle hayat sigortası poliçesi düzenlendiği ve ilgili poliçe miktarının 30/11/2010 tarihli banka ödeme dekontu ile davacı borçlunun söz konusu hayat sigortası prim borcunu ödediği, akabinde davalı bankanın sigorta ile ilgili hükümler doğrultusunda sözleşmede tarafına verilen hayat sigortası yaptırma yetkisi gereği dönemsel olarak hayat sigortası düzenlendiği, söz konusu yetkinin ihtiyari yetki olup, yetkiyi kullanma hususunda tek taraflı olarak bankanın insiyatif sahibi olduğu, bankanın yetkiyi kullanması veya kullanmamasının tek elinde olduğu ve bu hususun davacı tarafından da kabul edildiği, bununla birlikte dönemsel olarak yaptırılan hayat sigorta poliçelerinin bilgilendirme yükümlülüğünün davalı banka tarafından 2015 yılından dava tarihine kadar olan süreçte yerine getirildiği, dönemsel olarak biten hayat sigorta poliçesinin yenilettirildiği bilgisinin kısa mesaj (sms) yolu ile davacı borçlunun banka sisteminde kayıtlı ilgili GSM numarasına bilgilendirme mesajı gönderildiği, hayat sigorta poliçesi prim borçlarının açıklanan sigorta ile ilgili sözleşmenin 12.1.maddesi gereği borçlunun hesabına borç olarak yazılmasının davacı tarafından da sözleşme yapıldığı esnada kabul edildiği ve bankaca sözleşme hükümleri doğrultusunda işlem yapıldığı ve yapılan işlemlerde herhangi bir aykırılık olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 26.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.