Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/3211 E. 2009/5409 K. 15.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3211
KARAR NO : 2009/5409
KARAR TARİHİ : 15.09.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davalılar …, … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, trafik sigortası bulunmayan aracın neden olduğu kaza sonucunda davalı …’a ödenen tazminatın araç işleteni, sürücüsü ve tazminat ödemesi yapılan davalılardan tahsili için başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalılar … ve … vekili, hak sahibi olan diğer davalıya ödeme yapmak suretiyle borçtan kurtulduklarını, kazada kusurlu olmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı …’ın sebepsiz zenginleşmediği gerekçesi ile bu davalı yönünden davanın reddine, diğer davalıların zarara neden oldukları bu nedenle davacı tarafından ödenen tazminatı davacıya ödemekle yükümlü oldukları gerekçesi ile davanın kabulüne, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, davalıların malik ve sürücüsü olduğu ancak, trafik sigortası yaptırılmayan aracın sebebiyet verdiği kaza nedeniyle 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Güvence
Hesabı Yönetmeliği’nin 9/a maddesi uyarınca zarar görenlere ödenen tazminatın rücuen tahsiline ilişkindir.
…, trafik sigortası bulunmayan aracın neden olduğu kaza sonucunda uğranılan bedensel zararları kaza tarihinde geçerli poliçe limiti dahillinde ödemekle yükümlü olup, ödediği tazminatı zarara neden olan araç işleteni ve sürücüsünden rüce edebilir. Rücu edilebilecek tutar, yapılan ödeme tutarı değil, gerçek zarardır.
Ne var ki, davalı araç sürücüsü ve malik vekili, müvekkillerince hak sahibine ödeme yapıldığını ve müvekkillerinin ibra edildiğini, bu nedenle aleyhlerine dava açılamayacağını savunmuştur. BK’nun 145 ve 147. maddeleri hükmüne göre, borcun müteselsil borçlulardan biri tarafından ödenmesi halinde diğer borçlular da aynı oranda borçtan kurtulur. Alacaklı, diğerleri zararına olarak müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği taktirde, bu eyleminin sonuçlarına katlanması gerekir.
Bu durumda mahkemece, öncelikle kazaya neden olan araç sürücüsünün kusur durumu ve ölenin yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davalılar tarafından, davadan önce hak sahibine ödenen 3.000, 00 YTL tazminat tutarının altında bir tazminatın belirlenmesi halinde davalılar lehine hak sahibince verilen feragatname ve ibranın değerlendirilmesi, aksi halde, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği ve mahkemece benimsendiği şekilde, hesaplanacak gerçek zarar kadar, … tarafından yapılan ödemeyi geçmemek üzere, ödeme yapmakla yükümlü olacaklarına karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Kabule göre de:
a-İİK’nun 67’nci maddesi uyarınca icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için borçlunun itiraz ettiği alacağın likid (muayyen) bir alacak olması, gerekir. Somut olayda icra takibine konu alacak tazminata dayalı bir alacak olup, ancak yargılama sonucunda miktarı belirlenebilir, bu nedenle alacak likid kabul edilemez. O halde mahkemece, icra inkar tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi de isabetli değildir.
b-Davacı vekili takip talebinde asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı 18.807,00 YTL alacağın, takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini
istemiştir. Mahkemece, asıl alacak ve faiz ayrımı yapılmaksızın itirazın iptali ile birlikte takibin devamına karar verilmek suretiyle, takip talebinde yer alan faize faiz yürütülmesi isteği de kabul edilmiş olmaktadır. Hüküm bu yöndende BK.104/son maddesine aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda 1, 2 (a ve b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar … ve … yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … ve …’a geri verilmesine 15.09.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.