Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2009/8887 E. 2009/8396 K. 15.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8887
KARAR NO : 2009/8396
KARAR TARİHİ : 15.10.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Aile Mah.Sıfatı ile)

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ziynet ve kişisel eşyaların iadesi veya bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının ziynet eşlaranının davacıda kaldığına ve kişisel eşyalarının değerine yönelik temyiz itirazına gelince;
Davacı dava dilekçesinde ziynet ve kişisel eşyalarının davalıda kaldığını ve aynen iadesi veya bedelinin tahsilini istemiştir. Davalı evlenmelerinin üzernden 15 yıl geçtiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Davacı ziynet eşyasının davalıda kaldığını ileri sürmüş, davalı ise onun tarafından götürüldüğünü savunmuştur. Kanunda aksi öngörülmedikçe kural olarak herkes iddiasını ispatla yükümlüdür(M.K.6).Hayat deneyimlerine göre olağan olan bu çeşit eşyanın kadın üzerinde olması ya da evde saklanmış, muhafaza edilmiş bulunmasıdır. Diğer bir deyimle bunların davalı tarafın zilyetliğine terk edilmiş olması olağan durumla bağdaşmaz.
Diğer taraftan söz konusu eşya rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen nevi’dendir. Onun için evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi gizlemesi her zaman mümkündür. Davacı dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını, ispat ile yükümlüdür.
Olayımıza gelince; Davacı kadın, İstanbul’a taşınma bahanesi ile anne ve babasının evine bırakılmış ve daha sonrada bir daha bir araya gelinmemiştir. Davacı evden zorla ayrıldığını iddia etmediği gibi davacı tanıkları bu konuda bir beyanda bulunmamışlardır. Bu durumda, davacı dava konusu ziynet eşyasının, götürülmesine engel olunduğunu ve zorla elinden alındığını, daha önceden götürme fırsatı elde edemediğini kanıtlayamamıştır. Mahkemece ziynet eşyalarına yönelik istemin reddine karar verilmesi gerekir. Öte yandan dava konusu misli nitelikteki eşyalar zaman içinde yıpranabilen ve değer kaybına uğrayabilen eşyalar olup bilirkişi raporunda eşyaların bedellerinin belirlenmesine karşın yıpranma payı belirlenip indirilmemiştir. Bu durumda mahkemece, dava konusu eşyaların değerinin evlenme tarihi ve kullanma zamanı da göz önünde bulundurularak bilirkişiden yıpranmaya payına ilişkin ek rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15.10.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.