Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2008/3715 E. 2009/239 K. 29.01.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3715
KARAR NO : 2009/239
KARAR TARİHİ : 29.01.2009

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davacı hazine ile davalılar Tevfik ve … tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Davacı hazinenin temyizi 104 ada 1, davalıların temyizi 104 ada 2 ve 48 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili hükümlere yöneliktir.
1-Dava ve temyize konu 104 ada 2 ve 48 parsel sayılı taşınmazların kamu malı niteliğinde mera olduğu, mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Gerçekten çekişmeli taşınmazların sınırlarında eylemli biçimde 104 ada 47 parsel sayılı kamu malı niteliğinde (Çayır) mera bulunmaktadır. Dava konusu taşınmazlar ile sınırlarını oluşturan komşu taşınmaz arasında doğal yada yapay nitelikte, ayırıcı unsur olarak bir sınır yeri tarif edilmemiştir. Öte yandan kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, yargılama sırasında taraflar bir kayıt ve belgeye de dayanmamışlardır. Hal böyle olunca çekişmeli taşınmazların sınırlarını oluşturan komşu (Çayır) kamu malı mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilen taşınmaza el atılarak kazanıldığının kabulü gerekir.
Kural olarak bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, davalılar Tevfik ve …’in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 104 ada 2 ve 48 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili hükümlerin ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 1,60 TL. harcın temyiz eden davalılardan alınmasına,
2-Davacı hazinenin 104 ada 1 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava konusu taşınmazın tesbitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, ancak
yargılama sırasında davalı taraf vergi kaydına dayanmıştır. Mahkemece vergi kaydının yüzölçümü ile taşınmazı kapsadığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosyaya uygun düşmemektedir.
Davalı tarafın tutunduğu vergi kaydında tarif edilen sınır yerleri dikkate alındığında, anılan vergi kaydının her yere uyabilen kayıtlardan olduğu, taşınmaza komşu dava dışı 104 ada 47 parsel sayılı mera niteliğiyle sınırlandırılan taşınmazın bulunduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, meralar için oluşturulan vergi kaydına değer verilemesi de olanaksızdır. Kaldı ki vergi kaydı mülkiyet belgesi niteliğinde olmayıp zilyetlikle birleşmeyen vergi kaydına da değer verilmesi hukuken olanaksızdır. Öte yandan meralar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresin ne olursa olsun hukukça değer taşınmaz.
Mahkemece bu olgular gözönüne alınarak davacı hazinenin 104 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik davasının da kabulü ile anılan taşınmaz 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü uyarınca mera niteliğiyle sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı hazinenin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile 104 ada 1 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükmün BOZULMASINA, 29.01.2009 gününde oybirliği ile karar verilmiştir.