Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/1790 E. 2023/87 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1790
KARAR NO : 2023/87
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 04.05.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu

maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. Bakırköy 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli kararı ile sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası (f) bendi, 58 … maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına, sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası (f) bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık …’ın temyiz isteği;
1. Mağdurenin rızasına aykırı eylemde bulunmadığına,
2. Mağdurenin şikayetinden vazgeçtiğine,
3. Hakkında lehe hükümlerin uygulanmasını talep ettiğine,
Vesaire ilişkindir.
B. Sanık …’ın temyiz isteği;
1. Yokluğunda karar verilerek savunma hakkının kısıtlandığına,
2. Eksik araştırmayla karar verildiğine,
3. Mağdurenin zorla kaçırılmadığına,
4. Suç işleme kastı bulunmadığına
Vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanık …’un aralarında … ilişkisi bulunan mağdureyi, diğer sanık … ile birlikte kaçırarak, sanık …’ın halasına ait olduğunu söylediği evde alıkoymaları ve bir … sonra açık kimlikleri tespit edilemeyen sanığın tanıdıkları tarafından mağdurenin ailesine teslim edilmesine ilişkindir.
2. Mağdurenin annesi müşteki …’ın 01.04.2015 tarihinde kayıp ihbarında bulunduğu görülmüştür.
3. 02.04.2015 tarihli yer gösterme tutanağına göre, mağdure olaydan hemen sonra kendisinin sanıklar tarafından alıkonulduğunu belirttiği adresi kolluk kuvvetlerine göstermiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık … hakkında kurulan hükümde, tekerrüre esas alınan ilamdaki mahkumiyet, 5237 sayılı Kanun’un 155 … maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen güveni kötüye kullanma suçuna ilişkindir.
Hükümden sonra 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26 ıncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt

bentler arasında yer … ve 5237 sayılı Kanun’un 155 … maddesinde tanımı yapılan güveni kötüye kullanma suçu uzlaştırma kapsamına alınmıştır. Sanığın söz konusu ilam dışında tekerrüre esas alınabilecek sabıkası olmadığı anlaşıldığından, bahse konu suçtan mahkumiyeti içeren ilam yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Sanıkların mağdureye yönelik eylemlerini 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası anlamında birlikte gerçekleştirdikleri kabul edilmesine rağmen, haklarında aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması; buna göre de, sanıkların üzerlerine atılı suçu çocuğa karşı ve birden fazla kişi ile birlikte işlemeleri karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 61 … maddeleri gereğince … ceza belirlenirken, aynı Kanunun 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentlerindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, … hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin nazara alınmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Sanıkların olayda mağdurenin rızası bulunduğuna, suç işleme kastının olmadığına, eksik incelemeyle karar verildiğine ve şikayetten vazgeçildiğine ilişkin temyiz sebeplerine yönelik olarak,
Mağdurenin şikayetinden vazgeçmiş olmasına rağmen, aşamalardaki istikrarlı beyanlarında, eylemin rızası dışında zorla gerçekleştirildiğini ifade etmesi, tanık A. A.’nın olay gecesi sanık …’la telefonda görüştüğü sırada mağdurenin ağlama sesini duyduna yönelik beyanı, müşteki Mercan’ın mağdure ile telefonda görüştükleri sırada, ağladığını ve korktuğunu söylediğini ifade etmesi ve dava dosyası kapsamı değerlendirildiğinde; sanıkların kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçunu cebirle işlediklerinin sabit olduğu, sanık …’ın suç kastının bulunduğu ve mağdurenin şikayetçi olmadığını beyan etmiş olmasının suçun sübutuna etki etmeyeceği, zira atılı suçun şikayete bağlı olmadığı anlaşılmakla, sanıkların bu yöndeki temyiz sebepleri reddedilmiş ve kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Sanık … hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması, güncel adli sicil kaydı ve mahkemece tayin olunan cezanın miktarı gözetildiğinde, sanığın lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin (3) numaralı temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
5. Sanık …’ın savunmasının alındığı celsede, … duruşma tarihinin yüzüne karşı belirlendiği, savunmasının usule uygun şekilde alındığı, ara vermeyi izleyen oturuma gelmediği, hazır bulunmasını gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun’un 194 üncü maddesinin ikinci fıkrasına bir aykırılık görülmemiş ve sanığın bu yöndeki (1) numaralı temyiz sebebi reddedilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2025 tarihli ve 2015/282 Esas, 2015/341 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.01.2023 tarihinde karar verildi.