Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/602 E. 2008/742 K. 18.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/602
KARAR NO : 2008/742
KARAR TARİHİ : 18.02.2008

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 127 ada 7 parsel sayılı 10.057 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, çekişmeli parselin teknik bilirkişi raporunda gösterilen 8268.47 metrekarelik bölümünün aynı parsel numarası altında ham toprak vasfıyla Hazine adına, 1788.54 metrekarelik bölümünün davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli parselin temyize konu 1788.54 metrekarelik bölümünün tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, zilyetlikle mülk edinme koşullarının davacı yararına oluştuğu kabul edilerek davacı adına tesciline dair hüküm kurulmuş ise de bu kabul eksik inceleme, uygulama ve araştırmaya dayalıdır. Çekişmeli parselin tutanağının incelenmesinden ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edildiği görülmüştür. Mahkemece mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ile tanıklar taşınmazın yaklaşık 3000 metrekarelik bölümünün 20 yıl önce davacı tarafından satın alındığını, davacının çok amaçlı olarak özellikle harman yeri olarak kullandığını bildirmişlerdir. Ziraat bilirkişisi taşınmaz üzerinde 1 adet 20-25 yaşlarında iğde ağacı, 20-25 yaşlarında erik ağacı, çok sayıda 20-25 yaşlarında söğüt ağacı bulunduğunu, tarımsal üretim amaçlı kullanılmadığını, arsa vasfında kullanılabileceğini, komşu mera parseli ile aynı özelliklere sahip olduğunu bildirmiş ise de, taşınmaz etrafında mera olarak sınırlandırılan taşınmaz bulunmadığı incelenen çevre parsel tutanaklarından anlaşılmaktadır. Mahkemece keşif mahallinde taşınmazın durumu gözlenip zapta geçirilmemiştir. Tespite aykırı sonuca varıldığı halde tespit bilirkişileri dinlenmemiş ve aykırılığın giderilmesine çalışılmamıştır. Bu nedenle öncelikle mahallinde yeniden keşif ve uygulama yapılarak yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın kim tarafından ne zamandan beri ve ne şekilde kullanıldığı maddi olaylara dayalı olarak sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, ziraat yüksek mühendisleri veya ziraat mühendisleri arasından seçilecek 3 kişilik uzman bilirkişilerinden taşınmazın niteliği hususunda önceki bilirkişi raporunu da karşılar nitelikte kapsamlı rapor alınmalı, taşınmazın konumu ve niteliği hususunda mahkemenin gözlemi keşif zaptına yazılmalı, tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek, gerektiğinde beyanlar arasındaki çelişkiler yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, teknik bilirkişiye keşif ve uygulamayı gösteren kroki ve rapor tanzim ettirilmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.2.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.