YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12287
KARAR NO : 2023/568
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin, 18.05.2010 tarihli ve 2010/452 Esas, 2010/857 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5253 sayılı Dernekler Kanunu’na (5253 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 32 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2.Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2015/1304 Esas, 2016/97 Karar sayılı kararıyla; sanığın denetim süresi içerisinde 19.01.2013 tarihinde işlemiş olduğu trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu nedeni ile Ankara 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2015 tarihli ve 2014/926 Esas, 2015/216 Karar sayılı kararıyla 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi nedeni ile sanık hakkındaki hükmün açıklanması ile sanığın, 5253 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 32 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.10.2020 tarihli ve 2016/118430 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Yargıtay ( Kapatılan ) 19. Ceza Dairesi’ne tevdi olunmuş, anılan Daire’nin 01.07.2021 tarih, 2020/4584 Esas, 2021/14142 Karar sayılı kararı ile Daire’ye gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri;
1.İddianameye konu defterlerin kendisine teslim edilmediği, aynı olay kapsamında hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ nın 2009/3134 soruşturma sayılı ve 14.06.2010 tarihli kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu nedenlerle cezanın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2.Re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
1.Ankara (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin, 18.05.2010 tarihli ve 2010/452 Esas, 2010/857 Karar sayılı kararı ile 5253 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de; anılan hükmün sanığın huzurunda verildiğinin belirtilmesine karşın, 18.05.2010 tarihli 3 üncü celsede sanığın hazır olmadığının anlaşılması ve dosya içerisinde anılan kararının sanığa tebliğ edildiğine dair başkaca tebligat evrakına da rastlanılmaması karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun kesinleşmediği ve bu nedenle de 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca zamanaşımı süresinin de durmadığı anlaşılmakla, sanığın yargılama konusu eylemi için, 5253 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.24.10.2009 olan suç tarihine göre temyiz inceleme gününde 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2015/1304 Esas, 2016/97 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği farklı gerekçe ile yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde karar verildi.