Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/5949 E. 2009/2323 K. 13.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5949
KARAR NO : 2009/2323
KARAR TARİHİ : 13.04.2009

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıya kasko sigortalı olan müvekkilinin maliki olduğu aracın, 16.1.2006 tarihinde meydana gelen trafik kazasında hasarlandığını, davalı tarafından ödeme yapılmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutup şimdilik 500.-YTL’nin kaza tarihinden ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, daha sonra ıslah dilekçesiyle talebini 16.625.-YTL’ye yükseltmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, istiap haddinin aşılması nedeniyle rizikonun teminat dışında kaldığını, ancak gerçek zararın istenebileceğini savunarak davanın reddini istemiş, ıslah dilekçesine karşı da, zamanaşımı definde bulunmuştur.
Mahkemece, ıslah edilen kısım yönünden 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu benimsenerek, davanın kısmen kabulü ile 500.-YTL’nin 10.4.2006 temerrüt tarihinden işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ve reeskont faizinin yasal faiz olmasına göre davalı … vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
../…

-2-
2008/5949
2009/2323

2- Dava, Kasko Sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109/1.maddesinde “motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar”, 2.fıkrasında ise, “Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, kazada bir kişi ölmüş, birden fazla kişi yaralanmış olup, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-d maddesi uyarınca, olayda uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerekir. Buna göre, kaza 16.1.2006 günü gerçekleşmiş olup, 9.7.2008 tarihinde ıslah dilekçesi verilmiştir. Mahkemenin kabul ettiği gibi, olayda 2918 sayılı yasaca belirlenen iki yıllık zamanaşımı süresi dolmuştur. Ne var ki, davaya konu olayın suç teşkil etmesi gözardı ederek uzamış ceza zamanaşımı ile ilgili kuralı uygulamaması doğru değil bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 202.90.-TL kalan onama harcın temyiz eden davalıdan alınmasına 13.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi