Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/24790 E. 2023/116 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24790
KARAR NO : 2023/116
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 16.03.2011 tarihli iddianamesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a,c,h, 53/1 inci maddeleri ile cezalandırılması istemiyle açılan kamu davası açılmıştır.

2. … Ağır Ceza Mahkemesinin 11.04.2013 tarihli ve 2011/103 Esas, 2013/138 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma ve kasten yaralama suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-e-h, 62/1, 53 üncü maddeleri gereğince 9 yıl 2 ay hapis cezası, 86/2, 86/3-e, 62/1, 53 üncü maddeleri gereğince de 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 22.01.2018 tarihli, 2014/8838 Esas, 2018/204 Karar sayılı ilamı ile,
“… sanık … hakkında katılan …’e yönelik yağma ve kasten silahla yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde; ….. Olayın oluş ve dosya kapsamına göre; Tanıkların soruşturma aşamasında alınan beyanlarında bir kaç kişinin katılanın ceplerini karıştırdığı ve birinin cebine elini sokarak parasını aldığını beyan ettikleri dikkate alındığında; Katılanın ceplerini karıştıranların ve parasını alanların kim ya da kimler olduğunun açığa kavuşturulması; Katılanın ceplerini karıştırmayan sanıkların olay yerinde olup olmadıklarının; Katılanın ceplerinin karıştırıldığı ve parasının alındığını görüp görmediklerinin yani katılanın ceplerinin karıştırılması ve parasının alınması eyleminin bu sanıklar yanında yapılıp yapılmadığının; Sanıkların hep birlikte olay yerinden ayrılıp ayrılmadıklarının tanıklara ve katılana tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıklattırılması, ayrıca bu hususların tespitinin sağlanması için sanıkların tanıklarla yüzleştirilmesinin yapılması, mümkün olmaması halinde teşhise elverişli fotoğraflarının gösterilerek hangi sanığın hangi eylemde bulunduğunun belirlenmesi ve delillerin birlikte bütün halinde karar yerinde tartışılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi; 2-) Kabule göre de; a-) Sanık … hakkında yağma suçundan hüküm kurulurken, katılanın kendini savunamayacak durumda olduğundan söz edilemeyeceği gözetilmeden; sanık hakkında TCK 149/1-h, bendinin yanında (e) bendinin de teşdit nedeni olarak gösterilmesi; ..b-) Katılanın, sanık … tarafından basit tıbbi müdahale ile giderilir nitelikte yaralanması eyleminin, yağma suçunun unsuru olduğunun gözetilmemesi,… c-) Sanık … hakkında katılana yönelik yağma suçundan beraat kararı, yaralama suçundan ise mahkumiyet hükmü kurularak eylemin bölünmezliği kuralına aykırı davranılması,….d-) 5271 sayılı Yasa’nın 150/3 üncü maddesi uyarınca, sanıklar …, …, …, …, … ve … …’nın savunmasını yapmak üzere zorunlu savunman görevlendirilmesi nedeniyle savunmanlara ödenen avukatlık ücretinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olarak, sanıklara yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi..”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma üzerine … Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2018 tarihli, 2018/72 Esas, 2018/406 Karar
sayılı kararı ile sanığın yağma suçundan dönüşen kasten silahla yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-e, 62 ve 53 üncü maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş; hüküm katılan vekili, O yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 21.01.2021 tarihli, 2019/786 Esas, 2021/558 Karar sayılı ilamı ile,
“… sanık … … … hakkında katılan İnkan İldeş’e yönelik yağma suçundan dönüşen suç vasfı ile yaralama suçundan kurulan mahkumiyet …. hükümlerin incelenmesinde ise; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 1-Oluş ve dosya kapsamına göre; işlettiği otelin önünde araç içerisinde dinlenen katılan ile alkollü şekilde taşkınlık yapan sanıklar arasında çıkan kavgada, sanıkların katılanı bira şişeleri, sopa, kaldırım taşı ve bıçaklar kullanarak yaraladıklarının, katılanın kaldırım taşının kafasına isabet etmesi sonucu kendini kaybederek yere düştüğü ve ceplerinin yoklanarak cebinde bulunan parasının alındığı, buna karşılık sanıkların aşamalarda alınan savunmalarında kavga ettiklerini kabul ederek katılanın cebinden parasını almadıklarını savundukları olayda; sanığa iftira atması için bir neden bulunmayan katılanın aşamalarda değişmeyen beyanlarının, tanıklar …, …, … ve …’ın soruşturma aşamasında alınan beyanlarıyla doğrulandığının, tanık …’ın 22.12.2010 tarihli ifadeli teşhis tutanağında kendisine fotoğrafı gösterilen sanık …’ı katılanın cebinden para alırken gördüğünü belirterek teşhis ettiğinin; ayrıca, … devlet Hastanesinin 02.07.2010 ve 07.07.2010 tarihli raporlarında katılanın beyanlarıyla uyumlu şekilde basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; sanık … …’ın 5237 sayılı TCK’nın 149/1-a ve h bendleri gereğince mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-) Sanıklar …, …, … ve … hakkında katılana yönelik kasten basit yaralama suçundan aynı eylem nedeniyle … Ağır Ceza Mahkemesinin 11/04/2013 tarih, 2011/103 E-, 2013/138 sayılı kararı ile verilen 3 ay 10 gün hapis cezasıyla ilgili hükmün açıklanmasına geri bırakılmasına karar verildiği, sanıklar… ve … müdafilerinin itirazının … 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 21/06/2013 tarih, 2013/558 D.İş, katılan vekilinin itirazının ise … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/07/2013 tarih, 2013/775 D.İş, sayılı kararlarıyla retlerine karar verilmekle hükümlerin kesinleştiği dikkate alınmadan bu sanıklar yönünden kasten yaralama suçu bakımından yeniden hüküm kurulması, 3-) 15.04.2020 gün ve 13100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 53 üncü maddesinde yapılan değişikliğin değerlendirilmesi zorunluluğu..”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Bozma üzerine, … Ağır Ceza Mahkemesinin 08.04.2021 tarihli, 2021/97 Esas, 2021/229 Karar sayılı kararıyla bozmaya uyularak sanığın 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a,h, 62/1, 53 üncü maddeleri gereğince 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebebi;
1. Suçun işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, çelişkili beyanları bulunan katılan ve diğer tanıkların beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde saat 03.00 sıralarında sanık …’ın inceleme dışı sanıklarla birlikte alkollü şekilde taşkınlık yaparak katılanın işlettiği otelin yakınından geçtikleri sırada otelin önündeki aracının içerisinde dinlenen katılanın kendilerini uyardığı, çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine sanık ile inceleme dışı sanıkların bira şişeleri, sopa, kaldırım taşı ve bıçaklar kullanarak katılana saldırdıkları, fırlatılan kaldırım taşının başına isabet etmesi sonucu kendini kaybeden katılanın yere düştüğü ve yerde de darp edildiği, bu sırada sanık …’ın katılanın ceplerini yoklayıp yaklaşık 390,00 TL parasını alarak kaçtığı anlaşılmıştır.

2. Katılanın aşamalarda istikrarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.

3. Tanıklar T.I., H.C., S.A, ve S.K.’nın soruşturma aşamasında alınan beyanlarıyla katılanın iddialarını doğruladıkları görülmüştür.

4. Sanığın aşamalarda katılan tarafından teşhis edildiği görülmüştür.

5. Kolluk tarafından düzenlenen 22.12.2010 tarihli ifadeli teşhis tutanağında tanık S.A.’nın sanık …’ın katılanı darp ederek cebinden para aldığını gördüğünü beyanı ile teşhis ettiğinin belirtildiğine ilişkin tutanak dosya içerisinde mevcuttur.

6. Sanığın ise aşamalardaki ifadelerinde, çıkan kavgada katılanın kendilerine sopayla saldırması üzerine katılana bıçak fırlattığını daha sonra katılanın kullandığı sopayı yerden alarak katılana vurduğunu ancak parasını almadığını söyleyerek tevil yollu ikrarda bulunduğu görülmüştür.

7. … Devlet Hastanesinin 02.07.2010 ve 07.07.2010 tarihli raporlarında katılanın beyanlarıyla uyumlu şekilde basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığına ilişkin adli muayene raporları dosya içerisinde mevcuttur.

IV. GEREKÇE
A. Beraate İlişkin Temyiz Sebepleri
Sanık müdafiinin temyiz isteminin değerlendirilmesinde, “katılanın aşamalardaki kararlı ve istikrarlı beyanlarının tanıklar T.I., H.C., S.A, ve S.K.’nın beyanları ve sanığın aşamalardaki tevil yollu ikrarıyla doğrulandığı, ayrıca katılan hakkında düzenlenen adli muayene raporu, 09.07.2010 tarihli teşhis ve 22.12.2010 tarihli ifadeli teşhis tutanakları dikkate alındığında sanığın atılı suçu işlediği sübut bulduğundan hükümde bu yönde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Vesaire Temyiz Sebebi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, bozmaya uyulduğu, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Ağır Ceza Mahkemesinin 08.04.2021 tarihli, 2021/97 Esas, 2021/229 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.01.2023 tarihinde karar verildi.