YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13676
KARAR NO : 2023/309
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 6. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/581 E., 2020/45 K.
Taraflar arasındaki takibin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; alacaklı tarafından başlatılan ilamlı icra takibinde, 2577 Sayılı Kanun kapsamında idareye başvuru yapılmadan takip yapılamayacağını, kaldı ki takip konusu alacağın icra emri tebliğ edilmeden ödendiğinden bahisle takibin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; davacının davasına dayanak yaptığı yasal düzenlemenin, İdari Yargıdan kaynaklanan uyuşmazlıklarda, İdare ya da Vergi Mahkemelerinin vermiş olduğu ilamlar için getirildiğini, taraflarınca takibe konulan ilamın Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen bir karar olduğunu, Adli Yargıda HMK’nın uygulandığını, HMK’da idarelerin taraf olduğu adli uyuşmazlıklarla ilgili verilen kararların takibe konulmadan önce idareye yazılı başvuru zorunluluğu olduğuna dair bir düzenleme bulunmadığını, davacının dilekçe ekinde ibraz etmiş olduğu banka dekontuna dayanarak mahkeme ilam bedelinin kendilerine icra emrinin tebliğ edilmeden önce alacaklıya ödendiği iddiasında sadece ödeme yapıldığı kısmının doğru olduğunu, davacıya icra emrinin 27.06.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, aynı … ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin ise 28.06.2019 tarihinde icra müdürlüğüne bildirilerek yapılan ödemenin dosya borcundan düşürüldüğünü, yapılan ödemenin sadece asıl alacak kalemine karşılık geldiğini, asıl alacağa işlemiş faiz. Yargılama gideri ve ilam vekalet ücreti için herhangi bir ödeme yapılmadığını, yapılan ödemenin hem takibin başlatılmasından hem de icra emrinin tebliğinden sonra yapıldığı için takibin iptalini gerektirmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip dayanağı ilamın adli yargı mahkemesi tarafından verilen ilam niteliğinde olduğundan, idareye yazılı başvuru şartına ilişkin İYUK’nın 28/2 maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığını, icra emrinin davacı borçluya 27.06.2019 tarihinde saat 15:36’da tebliğ edildiği, ödemenin ise davalı alacaklıya aynı … saat 16:16’da yapıldığı, yapılan ödemenin icra emrinin tebliğinden sonra olduğu, borcun tamamının ödendiğine dair icra takip dosyasında herhangi bir belgenin olmadığı, mahkeme dosyasına da borcun tamamının ödendiğine dair belge ibraz edilmediği, ödeme iddiasının icra müdürlüğünce göz önüne alınması gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlu vekili, 6352 sayılı Kanunun 58. maddesiyle değişik 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28/2 maddesi hükmüne göre öncelikle iban numarası bildirilerek müvekkili idareye başvurulması gerektiğini, ancak davacı tarafın bu prosedüre hiçbir şekilde başvurmadığını, doğrudan icra takibi başlattığını, ayrıca mahkeme ilam bedelinin müvekkili idareye icra emri tebliğ edilmeden ilam alacaklısının hesabına ödendiğini belirterek takibin iptali gerektiğinden bahisle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra takibinin dayanağı olan ilamın Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/153 E. 2019/189 K. sayılı ilamı olduğundan şikayetçi kuruma başvuru yapılmadan icra takibi yapılamayacağına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmediğini, şikayet dilekçesi ekinde sunulan muhasebe işlem fişine göre, şikayetçi kurumun alacaklıya takip dışı yolla 27.06.2019 tarihinde 252.209,36 TL miktarlı kısmi ödeme yaptığı, alacaklı vekilinin takip dosyasına yaptığı haricen tahsil bildirimindeki tarih ve miktarın muhasebe işlem fişi ile uyumlu olduğu anlaşıldığından borçlunun itfa nedeniyle icranın geri bırakılmasını istemekte hukuki yararı bulunmadığının kabulü gerektiğinden mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükümde kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediği anlaşıldığından, şikayetçi borçlu vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı borçlu istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İYUK 28/2 maddesi kapsamında borçlu idareye başvuru yapılmadan takip yapılamacağı ve takibin henüz kesinleşmeden ödendiğinden bahisle iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6352 Sayılı Yasa’nın 58. maddesi ile değişik 2577 Sayılı Yasa’nın 28/2 maddesi
İİK’nın 33. maddesi ve ilgili yasal mevzuat
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.