YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4211
KARAR NO : 2007/4169
KARAR TARİHİ : 05.11.2007
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 172 ada 18, 173 ada 1, 174 ada 1, 175 ada 1, 239 ada 6, 7 ; 240 ada 7; 245 ada 2 parsel sayılı 10005,07, 2342,99, 2309,85, 3395,51, 252,95, 308,46, 1769,66, 268,89 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 172 ada 18, 173 ada 1; 174 ada 1; 175 ada 1 parseller davalı …, 239 ada 6, 7; 240 ada 7; 245 ada 2 parseller de davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazların tamamının kök muris … …’den mirasçılarına intikal ettiği, davalılardan …’in muris …’nin oğlu olan … …’in evlatlığı olup kadastro sırasında çekişmeli parselleri … …’in malı gibi gösterip eşi olan diğer davalı … ile birlikte adlarına tespit ettirdikleri iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının 172 ada 18 nolu parsel, 173 ada 1 nolu parsel, 174 ada 1 nolu parsel ve 175 ada 1 nolu parsel hakkında açmış olduğu davanın ispatlanamaması nedeniyle reddine, bu parsellerin kayıt maliki olan davalılardan … adına tespit gibi tesciline; davacının 239 ada 6, 7; 240 ada 7 ; 245 ada 2 sayılı parseller hakkında açmış olduğu davanın kabulüne, bu parsellerin 1/2 payının davalı …, 1/2 payının da … … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Çekişmeli taşınmazlardan 172 ada 18, 173 ada 1, 174 ada 1, 175 ada 1, sayılı parsellerin tarafların ortak kök miras bırakanı … …’den kaldığı davacı … ve bu parsellerin tespit maliki olan davalılardan … arasında tartışmasızdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık kök muristen kalan malların mirasçılar arasında taksim edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Çekişmeli 239 ada 6, 7; 240 ada 7; 245 ada 2 sayılı parseller yönünden davacı … ile davalılardan … arasındaki ihtilaf ise bu taşınmazların davacının kök murisi … …’e mi yoksa tespit maliki olan davalı …’nin kök murisi olan …’a mı ait olduğu konusundadır. Bu konuda bu parsellerde pay sahibi olmayan ve davalılardan …’nin eşi olduğu anlaşılan diğer davalı …’nin taşınmazların yarısının kendi kök murisi … …’e ait olduğu yönündeki beyanlarının davalı … yönünden bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Öncelikle çekişmeli parsellerin komşuları olan tüm parsel tutanakları ve dayanakları olan tapu ve vergi kayıtları getirtilmeli, çekişmeli taşınmazlar yönünde kimi malik olarak gösterdikleri mahallinde yöntemince yapılacak keşifte araştırılmalı, davalı … adına tespit edilen dava konusu taşınmazların öncesinde kime ait olduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından tek tek sorulmalı, bu parsellerin yarısının öncesinin … …’e ait olup olmadığı konusunda davalı …’nin de beyanlarına başvurularak bu parsellerin başlangıcında kime ait olduğu saptanmalı, bu parsellerin tamamı yada bir bölümünün öncesinde … …’e ait olduğunun anlaşılması durumunda bu parseller ile diğer davalı … adına tespit gören çekişmeli parseller ve varsa … … ve mirasçıları adına tespit gören dava dışı tüm parseller yönünden … … mirasçıları arasında tüm mirasçıların katılımı ile taksim yapılıp yapılmadığı konusunda, ispat külfetinin taksimin yapıldığını iddia eden tarafa düştüğü kuralı göz önünde bulundurularak iddiasını ispat imkanı sağlanmalı, taksimin ne zaman yapıldığı, kimlerin taksime katıldığı, kime hangi taşınmazların düştüğü hususları ayrıntılı olarak araştırılmalı ve bundan sonra tüm delilleri birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu şekilde bir araştırma yapılmadan yazılı olduğu şekilde karar vermesi isabetsiz olup, davacı vekili ile davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 05.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.