Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/4842 E. 2009/389 K. 03.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4842
KARAR NO : 2009/389
KARAR TARİHİ : 03.02.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, davalılardan borçlu …’nin alacaklısından mal kaçırmak amacıyla …, 716 Ada 1 ve 2, 718 Ada 5 ve 6, 54 Ada 2 parselde kayıtlı taşınmazlarının 02.11.2001 tarihinde davalı … …; 124 Ada 43 parselin 1/3 hissesini 02.11.2001 tarihinde davalı …’ye, 77 Ada 121 parsel, 6-8-15 ve 16 nolu bağımsız bölümler ile 77 Ada 122 parselde kayıtlı taşınmazını 05.03.2002 tarihinde davalı …’e, 77 Ada 121 parsel 5 nolu bağımsız bölümü 05.11.2001 tarihinde davalı …’na, davalı borçlu …’ün ise 411 Ada 276 ve 303 parsel nolu taşınmazlarının 1/2 hissesinin 15.11.2002 tarihinde eşi davalı …’e sattığını belirterek tasarrufların iptalini talep etmiş; 09.06.2006 tarihli dilekçe 15.06.2006 tarihli duruşmadaki imzalı beyanıyla davalılardan …’nin diğer davalılar …, …, …ve …’e yaptığı tasarruflar yönünden davasından feragat etmiştir.
Davalı …, satışların iyiniyetle ve bedelli yapıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, …, …ve … vekili, boçlu Turan’ın hacizli ve satış aşamasında taşınmazları olduğundan
aciz halinin bulunmadığını, müvekkillerinin iyi niyetle ve bedeli karşılığında taşınmazlarını aldığını, zaman aşımı ve feragat nedeni ile davanın reddini savunmuştur.
Davalı … ve … vekili; takip konusu 19.03.1996 tarihli kredi sözleşmesini dava dışı … Anonim Şirketi’ne kullanıldırıldığını, …’ün ise bu sözleşmenin müşterek borçlu mütesilsil kefili olduğunu, borçlu … A.Ş’nin 02.09.1998 tarihinde aktif ve pasifiyle birlikte…Holding’e devredildiğini, borcun bir kısmının devralan şirket tarafından ödendiğini, akli ve sağlık problemleri nedeniyle dava konusu taşınmazların borçlu … tarafından eşi …’ya devredildiğini, …’nın dava konusu 276 parseldeki fabrikayı halen ortağı ile birlikte kullandığını, davacının kredi teminatı konusunda ihmali olduğunu, aciz belgesi sunulmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, davalı borçlu …’nin diğer davalılar …, …, …ve …’na yaptığı tasarruflar yönünden açılan davanın feragat nedeni ile reddine, diğer davalılar … ve … arasında 15.11.2000 tarihinde yapılan, …, … 411 ada, 276 ve 303 Parsel nolu taşınmazların 1/2’şer hisse oranında satışına ilişkin tasarrufun bedel farkı ve tarafların karı koca olmaları nedeniyle borca yeter miktarda iptaline karar verilmiş; hüküm, davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Aynı Yasanın 280/1 maddesi gereğince mal varlığı borçlarına yetmeyen borçlunun, alacaklarına zarar vermek kastiyle yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafça bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edileceğini, 2. fıkra ise borçlu ile tasarrufda bulunan 3. kişinin karısı olması halinde borçlunun alacaklılarına zarar verme kastının bildiği kabul edilmiştir. 3. fıkrada ise borçlunun ticari işletmesinin ya da iş yerindeki ticari mallarının tamamının ve önemli kısmının borçludan devir veya satın alarak işyerini işletmeye başlayan 3. kişinin borçlunun alacaklarına zarar verme kastının bildiği ve borçlunun da bu hallerde alacaklarına zarar verme kastıyla hareket ettiği kabul edilmiştir. Bu karinenin aksi İİK 280/III maddesi geriğince devrin veya satışın ilan olduğu ispat edilerek çürütülebilir.
Somut olayda, davalı borçlu … ile … karı-kocadır. Dava konusu 276 parsel fabrika olup halen davalı … ve dava dışı ortağı tarafından … ve Preze fabrikası olarak kullanılmaktadır. Ticari işletmenin devri mahiyetindeki tasarrufun İİK 280/III maddesi gereğince, 276 parselin de İİK 280/1-2 maddeler gereğince iptal edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5020 sayılı yasayla 4389 sayılı kanuna eklenen ek 5 ve ek 13 maddeler gereğince davacı bankanın aciz belgesi sunma zorunluluğu yoktur.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar … ve … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usül ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 486.00 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılar … ve …’den alınmasına 03.02.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.