Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/500 E. 2009/3144 K. 14.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/500
KARAR NO : 2009/3144
KARAR TARİHİ : 14.05.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi bulunan davalı aracının davalının yönetiminde iken alkollü olduğu esnada 3.kişi aracına çarparak hasarlandığını, 4.600.YTL hasar bedelinin %75 kusur oranına isabet eden 3.450.YTL’sinin 3.kişiye ödendiğini belirterek bu meblağın ödeme tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, kaza tesbit tutanağını, kusur oranını ve hasar miktarını kabul etmediğini, kazanın oluş şekline göre tutanak düzenlenmediğini, müvekkili seyir halinde olmasına rağmen karşı cepten çıkıyor gibi gösterildiğini, olay sonrası bayılan müvekkiline alkol testi dahi yapılmadan alkollü gösterildiğini, Devlet Hastanesinde nöbetçi doktar tarafından alkol konmasına girdiği belirtilerek tetkikleri yapılmayan müvekkilinin Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde yatarak tedavi edildiğini, hiç alkol almadığı halde ölçüm yapılmadan alkollü olduğuna dair rapor verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 2.902.50.YTL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına yargıama aşamasında ileri sürülümeyen hususların temyiz konusu yapılamamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, zorunlu trafik sigortası rizikonun, alkollü araç kullanılması nedeniyle sigorta teminatı dışında kalması nedeniyle rücu davasıdır.
Mahkemece, hükmü esas alınan bilirkişi raporunda, tarafların olaydaki kusur oranları irdelenmiş; olayın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediği yönünde uzman bilirkişiden rapor alınması cihetine gidilmemiştir. Davalı vekilinin 3.5.2005 tarihli dilekçesinde bildirdiği tanıkları dinlenmemiş davacı sigortacının 3.kişi araç için yaptığı ödemeleri gösteren belgeler ve ibraname dosyaya ibraz edilmemiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
HUMK.nun 275.maddesinde, “çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, mahkeme bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir” hükmü düzenlenmiştir.
Bu durumda mahkemece; davacı taraftan ibraname ve ödeme belgelerinin ibrazının istenilmeli, davalı vekilinin bildirdiği tanıkların usulüne uygun olarak dinlenilmeli, içlerinde bir nöroloji uzmanı, bir de İTÜ veya Karayolları Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek makina mühendisinden oluşturularacak bilirkişi kurulundan olayın mühnasıran alkolün etkisi ile meydana gelip gelmediğinin kazanın meydana gelmesinde alkol dışında başka etkenlerin var olup olmadığının tesbiti yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 14.5.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.