YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2011
KARAR NO : 2006/8315
KARAR TARİHİ : 27.12.2006
MAHKEMESİ : … İcra Mahkemesi
Yedieminlik görevini suistimal suçundan sanık …’ın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 336/a, 5237 sayılı TCK’nun 52. maddeleri uyarınca 1800 YTL. adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, … İcra Ceza Mahkemesinin 7.7.2005 tarihli ve 2005/24 esas ve 2005/20 karar sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığından verilen 19.1.2006 gün ve 1137 sayılı Yazılı Emrini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 16.3.2006 gün ve 2006/16941 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi.
Tebliğnamede, Dosya kapsamına göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 23. maddesi uyarınca İcra İflas Kanunu’nun 336/a maddesi yürürlükten kaldırılmış olup, İcra İflas Kanunu uygulanmasından kaynaklanan yedieminlik yükümlülüğüne uymama suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 289. maddesi kapsamına alınmış ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkındaki Kanun’un 10. maddesi gereğince bu suçu yargılama yetki ve görevi Sulh Ceza Mahkemesine verilmiş olmakla suçun işlendiği 10.6.2005 tarihi itibariyle İcra Mahkemesinin görevinin bulunmadığı, Cumhuriyet Savcılığınca iddianame düzenlenerek Sulh Ceza Mahkemesince davanın görülmesi gerektiği gözetilmeden müşteki vekilinin mahkemeye verdiği şikayet dilekçesi üzerine İcra Mahkemesince yetkisi ve görevi olmadığı halde yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan hükmün 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yedieminlik görevini suistimal suçu 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 336/a maddesinde, “… alacaklının şikayeti üzerine icra mahkemesince iki aydan altı aya kadar hafif hapis cezası ile müeyyide altına alınmış iken, 1 Haziran 2005 tarihli mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair 5358 sayılı Kanun’un 23. maddesiyle mülga edilmekle birlikte, aynı tarihte yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 289. maddesinde düzenlenmiştir.
Yine 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 10. maddesi gereğince anılan suçu yargılama yetki ve görevi Sulh Ceza Mahkemesine verilmesi nedeniyle, suçun işlendiği 10.6.2005 tarihi itibariyle İcra Mahkemesi görevli değildir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Re’sen görev kararı ve görevde uyuşmazlık” başlıklı 4. maddesinin gerekçesinde de açıklandığı üzere, görev kamu düzeniyle doğrudan ilgilidir ve şüpheli ve sanık yönünden de tabii hakim ilkesine göre güvence oluşturur.
Somut olayda müşteki vekilinin İcra Mahkemesine verdiği dilekçe ile yargılama yapıldığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 4. maddesi uyarınca mahkemenin görevli olup olmadığına kovuşturmanın her aşamasında re’sen karar vermesi gerekir. Davanın iddianame ile açılmaması nedeniyle, asliye seviyesinde olan İcra Mahkemesinin görevsizlik kararı ile davayı alt dereceli Sulh Ceza Mahkemesine göndermesinde yasal bir engel de bulunmamaktadır. Mahkemece görevsizlik kararı verilerek iddianame ile davanın Sulh Ceza Mahkemesine ikame edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle, uygulamada birliği sağlamak amacıyla … İcra Mahkemesinin 07.07.2005 tarih ve 2005/24-20 sayılı kararının BOZULMASINA, sair işlemlerin mahallinde ifasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.